Yanlarında olmaktan yakınarak başladım.
Şöyle bir baktım onlara. Alacağımı aldım, vereceğimi verdim. Etraf apaydınlıktı. Yirmi bir haziran ekvator öğlesinden daha aydınlık. Bu dünyaya ait olabilecek bir ışıktan fazlası vardı. Hepsinin geçmişleri, uykuları, hayalleri görünüyordu. Görünen iç organları gibi, çirkin, ıslak, kanlı ve sürekli hareket halindeydi bilinçaltları. Ten kadar örtücü olduğunu anladım bilincin, ten denli biçim verici. Ve gerekliydi ayırmak için bizi birbirimizden, ten gibi.
Ayrı olduğumuza şükrederek bitirdim.
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




mhb üstat güzel bir çalışma kutlarım
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta