Tencerenin kalayı
Dadaşların halayı
Şu gurbet ellerinde
Çok özledim sılayı
Göl kenarı saz olur
Ateş yanar köz olur
Fazla görüşmeyelim
Gören olur, söz olur
Aldım elime maşa
Sucuğu koydum başa
Yârden haber getiren
Çok yaşa sen çok yaşa
Yüzüne yâr yüzüne
Hastayım gül yüzüne
Dünya namertle dolmuş
Hasretim er yüzüne
Cephelerden kaçılmaz
Kötüden söz açılmaz
Kaşıkla kazanılan
Kepçe ile saçılmaz
Hikmet var karakışta
İniş de var yokuş da
Yataklara düşürdün
Sen beni bir bakışta
Atan neler buyurdu
Terk etmeyesin yurdu
Gavur elde ne var be
Seni bu yurt doyurdu
İş bitti oldu gece
Şiir yazar öylece
Anlamına hiç bakmaz
Bilmez durak ve hece
Bir erkek ve bir dişi
Emekçi iki kişi
Adamı illet eder
Yarı yolda ekişi
Çıkarsan uzun yola
Verirsin illâ mola
Göz kırptım da kızmadı
Acep gönlü var m’ola
Kız saçların sarı mı
Güle konan arı mı
Yalasam doyar mıyım
Dudakların darı mı
Odanın girişine
Tavanın kirişine
Fazla naza gelemem
Çek git kızım işine
Yokuştan akar mısın
Halhallar takar mısın
Kalbimi fena kırdın
Kızım sen sakar mısın
İnsanoğlu hep azar
Durmadan kuyu kazar
Fazla sokağa çıkma
Deymesin sana nazar
Benim kırmızı narım
Dağdan akan pınarım
Senin ateşinle ben
Yanarım yâr yanarım
Adnan ÜNAL "ö.ç.m"
Adnan Ünal 1Kayıt Tarihi : 24.1.2013 17:17:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!