Şu feleğin zemheri kış gibi
Başımızda eser aşkın nefesi
Bir güzelin sözleri öldürdü beni
Yetiş imdadıma boz atlı hızır
Allah dedim kale yaptım ,
Felek çakmağın çaldı özüme
Bin türlü derde saldı yâr beni
Ne dermanı buldum ne lokmanı
Tenimi kefene sardı say beni
Derdi gam sardı dört bir yanımı
Felekler döner aşk meydanı,
Cemdir bize can divanı,
Hakk’ta gördük her nişanı,
Dost izinden ayrılmayız.
Muhabbetten açar güller,
Ahhh gönül coştu nazlı pirime
Gözler oldum tütüyorum mâh cemaline
Kısmet olsa yüz sürsem eşiğine
Ferman buyursun şâh ım gelmezmiyim
Ben güzelden hicab eder gezerim
GÃM İLE DOLU GÖNLÜM
Baharı yaşamadan ömrüm kış oldu
Feleğin çemberinde ahu zâr'ım (sevdiğim)
Bulunmaz alemde misli cihanım
Gözüm yaşı döndü sele sevdiğim
Ey gönül devr-i âlemde çektiğin davâ nedir
Bir aşk uğruna çektiğin cevri cefa nedir
Gün olur gül açar bülbül vuslata erer
Bu gam keder dükkanına aldığın azık nedir
Gam ile sürür kesarette sevda hükmünü
Gamzelerin birer ok batar gönül sinesine,
Gözlerin kandil olur gecemdir âh ü nisine.
Bir bakışınla yanar bağrım, kül olur içim,
Yârin tebessümü düştü sevda denizine.
Saçlarının gölgesinde kaybolur baharım,
Gönül mir’âtını silsen, görünür zât-ı mutlak hep,
Vücudun şehrine girsen, kurulmuştur muazzez hep.
Ne Mecnûn gibi sahrâda, ne Ferhâd gibi kûh üzre,
Ararsan vech-i cânânı, sendedir nûr-ı elhak hep.
Eylemezse sıdk u ihlâs bu niyetle imtizâc,
Lafz-ı zikr ile dilinden Hakk’a vâsıl olunmaz.
Gönül mülkünde kalırsa şâyed bu jeng u pas,
Câna bir derd değmeden, kat’â Mevlâ bulunmaz.
Geçme namertlerin köprüsünden
Ağır olda zahit sana arif desinler
Bırak sen kurnazlığı adam ol da
Âşıklar pazarında aslan desinler
Er olan emeğinden harcar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!