Hayat
Ne. Neydi
Bir buse gülmekmi
Yoksa bir ıtır batması gibi
Aglamakmi
Caresizce yilan gibi
Uyuma Vakti Yaklaştıkça
Acılar Sancılar Gözlerinden Yüreğe Vuruyor
Geceleri Yakarsın Baş Ucundan mumu
Yavaş Yavaş Erir Biter Yok Olur Gider
İşte İnsan Da Öyle Bir şey Büyükçükçe Darp Olur Nefsine
Ve sende gidiyorsun
Yaşananları yok sayarak
Yüreğine sensizliğin ilmiğini geçirerek
Ardına bakmadan gidiyorsun
Nefesime hasretinin soğukluğunu katarak
Kulağa dokunan sözlerin
Dilden Çıkıp yanması
Aşk-ı cananı atan yüreğin
Miskin yolunda yunus olması gerek
Sabahın çiğiyle düşlerimi yıkadım
Beş dakika daha yalnızlığıma daldım
Hasretin bıraktığı hazanları kardelenlerle kokladım
İçtiğim su ile özlemlerin yangınlarını söndürdüm
Sensizliğine dokunan özlemlerin yangınlarını söndürdüm
Her Telefon Çalınca Koşup Açma
Hayaller Kurup Sevdayı rüyalara Savurma
Resimlere Bakıp Ağlama
Gözyaşlarınla Hasreti Islatma
Anılara Sığınıp Yarınlarda Yaşama
Engin Gül Bahçelerinin Kokusunun
Hayallere Serpilişi Dokunuşun
Bıraktığı Melankolik Aşkların Yanışı
Ezan Sesiyle Sana Merhaba Diyen Dağların Sıralışı İle
Yüzler De Maske Yerine Gülümsemenin Gezdiği
Gönüllerin yedek parçası Erdal Özmen ağabey
Sesi ile okşar yüreklerde açtırdığı yaseminleri
Dindirir gözlerdeki Yangına dönen aşk-ı derya yaşlarını
Mutluluk elere tutuşup sahilde mehtaba yürümek
Yarına çocukları gibi umutları filizlendirerek koşmak
Akşamın tenine dokunuşunda kuş tüylerini hallere serpmek
Mutluluk Mutluluk Mutluluk senlede sensizde seni yaşamaktır
Tahtaları keser biçerler
Rendele ile kırıntıları düzeltirler
Selamlarıyla muhabbetleriyle
Yüreklerde kalan kırıntıları düzletip temizlerler
Masalar sandalyeler dolap rafları yaparlar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!