12 Haziran 1968’de Konya'nın Seydişehir ilçesinde doğdu. İlk ve Orta Öğretimini okul birincisi tamamlayarak lise öğrenimi için Konya'ya taşındı ve Konya Gazi Lisesi'nde lise öğrenimini tamamladı.
Uludağ Üniversitesi'nde kayıtlı öğrenciyken, Avusturya'da yaşayan ailesinin yanına yaz tatili için gitti ve dönmeyerek burada yaşamaya başladı, Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi'nden mezun oldu.
Evli ve üç çocuk sahidir.
Çevresindeki çeşitli dallardaki gazeteci ve fotoğrafçılardan aldığı fikir alışverişiyle kendisini gazetecilik ve tasarım alanında geliştirme kararı aldı.
Ortaokul ve lise hayatı boyunca çıkardığı okul bülteni ve duvar gazetesi deneyimlerini ve yeteneğini kullanarak kurduğu hayallerini gerçekleştirme imkanı buldu ve bunu başarıya çevirdi.
Çocukluk yıllarından beridir ideali olan gazetecilik ile ilgili hedeflerinden vazgeçmeyerek, 1995 yılında Avusturya'da ilk dergiyi çıkardı. 2004 Yılında ise 'PUSULA' ismiyle kurduğu gazetenin hala sahibidir.
Yazılarının yayınlandığı, PERSPEKTİV, SABAH ÜLKESİ, GÜLDESTE gibi dergilerin yanısıra çıkardığı dergiler ‘’KURTULUŞ’’ ve ''PUSULA GAZETESİ'' ve ayrıca ''DER GAZETE'' adında bir Almanca dergi de bulunmaktadır.
Bu çalışmalarında Adobe Photosop, InDesign, Primiere Cs serisi , Corel ve Office Publisher gibi programlarla çalışmaktadır.
Gazetecilik çalışmaları dışında, bir Reklam ajansı sahibidir, bir süre Avusturya'da siyasetle ilgilenmiş, bir çok Sivil Toplum Örgütü'nde kurucu üye olmuş, yine kendisinin kurduğu Tulpe Verein, Pusula Media Verein'in Yönetim Kurulu Başkanlığını yürütmektedir, ayrıca çok sayıda Şiir, Grafik-Tasarım, fotografçılık, Karakalem ve Acrylic resim çalışmaları da bulunmaktadır.
Avusturya'da yaşamakta olup, bir Türkiye aşığıdır.
Eserleri
Pusula
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!