Mahdum ve Kerîme
Tabelalarda sıkça görürsünüz; ‘’İsmail Bey ve Mahdumları’’ türünden yazıları. Fakat ne hikmetse ‘’İsmail Bey ve Kerimeleri’’ şeklinde bir tabelaya rastlamazsınız.
Bugün bu iki kelimeyi irdelemek istiyoruz. Daha ziyade, sözün ve kürsünün hakkını verebilen az sayıda kişilerden olan, Merhum İsmail Karakaya Hocaefendi’den naklen irdeleyeceğiz.
Mahdum, Arapça bir kelime olup memleketimizde erkek evlat için kullanılmaktadır. Kelime olarak, hizmet edilen anlamını taşır. Yani erkek evladını, ‘bu bizim mahdum’ şeklinde takdim eden kişi, ‘hizmetinde bulunduğum kimse’ demiş olmaktadır.
Kerîme de Arapça bir kelime olup, memleketimizde kız evlat için kullanılmaktadır. Kelime anlamı olarak, cömert yani eli açık kimse anlamına geliyor olsa da, Hocaefendi bu kelimeyi, ‘kendisine ikram etmeye mecbur olduğum kişi’ olarak tanımlamaktadır.
Kur’an-ı Kerîm’in ışığında yapılan bir sohbetten küçük bir alıntı yaptık sadece. Şimdi lütfen dikkat edelim.
Ne olursa olsun erkeklerin kusurlarını örtbas eden, kadınların kusurlarını da neredeyse tellaliyeye çıkaran bizleriz.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Toplumu şekillendiren kadınlardır biraz da kendimize iğneyi batırmak gerekir çuvaldızı erkeklere batırırken ...dinimiz anlayabilen için çok güzel bir sevgi dinidir kadınlara da özellikle annelik vasfıyla çok önem veren bir dindir ama malesef anlayabilenler için ... güzel bir konu işlemişsiniz duyarlı yüreğinizi kutluyorum tam puanımla antoloji listemde saygılar
Teşekkür ederim.
ne kadar güzel bir konu ne kadar güzel bir anlatım zevkle okudum sayın Ece saygılarımla tam puan..
Teşekkür ederim Değerli Hanımefendi.
Çok güzel bir konu işlemişsiniz kutluyorum hassas yüreğinizi.kalbi selam ve saygılarımla..
Değerli Hanımefendi; bu konuyu daha güzel işleyen sayısız güzellikte manzum eserinizi okumuştuk, bu yazımız zaten onlara teşekkür amaçlıydı. Ziyaretinize minnettarım.
Anadolu' da erkek evlat hep kız evlattan en az bir gömlek üstün. Kızlar ' eksik etek'... İkrama , korunmaya muhtaç. Güçsüz, zavallı.
ÇOĞU YÖNDEN GÜÇSÜZ BIRAKAN YİNE DİNİMİZ. iSLAM HUKUKUNDA MİRAS DAĞILIMINDA BİLE ERKEK EVLAT KADAR HAK SAHİBİ DEĞİL. YA EŞİ YARIN KAPIYA KOYARSA, VEYA GEÇİNEMEYECEĞİ KADAR FAKİR BİR YERE DÜŞERSE NASIL BAKACAK ÇOLUĞUNU, ÇOCUĞUNU DENMEMİŞ.
Bir beyefendinin kaleminden bu değerli görüşleri okumak beni çok etkiledi doğrusu. Kutlarım Remzi bey. Nicelerine değerli kardeşim...Esenlikle...
Değerli Üstadem;
Katkılarınıza çok teşekkür ederim.
'Mahduma hizmet', Kerimeye 'ziyafet...'
Hani, acaba kerime 'sunulan, ziyafete nesne olan mı' diye düşündüm... Galiba doğru düşündüm...
'Cariye' ve cariyelik gibi 'müthiş buluşun!' sahiplerinden beklenen de budur zaten! Alır kerimeyi, mahduma ziyafet çeker... Nasılsa biri 'erkek', diğeri kadındır.. Kaburgasından yaratılanı istediği gibi kullanmak hakkı vardır, mahdumun!
Ne ala... Müslümanlık buysa... Ve Allah'ın 'kulları arasında ayrım yaptığı' düşünülürse...
Yok, hayır... Ben, 'kadını ile erkeği birlikte ibadet eden Hoca Ahmet Yesevi' gibi yaşarım, İslamı... Emevi artıkları nasıl yaşarsa yaşasın!
Tebrik ve teşekkürlerimle Remzi Bey...
Hoca Ahmet Yesevi'yi anımsatmanız bir harikaydı Hocam. Bu ekolün devamı olan ve kısaca Anadolu Erenleri olarak tanıdığımız büyük şahsiyetler sayesinde ülkemiz nispeten daha yaşanır daha huzurlu olarak kalmıştır. Katkınıza teşekkür ederim.
Evet, Remzi Bey; Mahtum erkek evlat,Kerime bir bayan ismi ve eski dilde kız evlat anlamınada geliyor.Bu değerli çalışmanızı severek okudum,tesbitlere, araştırmalara dayanarak hazırladığınız bu değerli çalışmanızın finali süperdende öteydi.Bu gün ülkemizde haftada oniki kadın öldürülürken bazı erkeklerin 'kim bilir nasıl bir hata yapmıştı,' dedikleri kadınlarımız,tavuk boğazlanır gibi boğazlanıyor.Sizin bu konuyu bu kadar güzel ve naif bir şekilde dile getiren tepkinize ,hassasiyetinize hayran kaldım.Tüm kadınlar adına teşekkür ediyor sevgilerimi sunuyorum.
Nimet Hanım;
Siz ve diğer usta kalemlerin manzum eserleri yanında, basit bir karalamaydı sadece. Övgülerinize teşekkür ederim
Kendinize yakışanı yapın o zaman!!!
Bu şiir ile ilgili 7 tane yorum bulunmakta