Ne gurbet ne sıla ne de benliğim
Hançer gözlerinde yarelendiğim
Yalnız kendimdir kızıp gücendiğim
Sen bu âlemde mâh-ı ceylanımsın
Düğümden düğümden yılların adı
Bilirim mevsimler zülfün taradı
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




mah-ı ceylan... dide-i ceylan, daha doğru bir tabir olurdu sevgili şairim... fakirane görüşüm bu yalnızca benim tabi...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta