Mağlubiyet Ustası Şiiri - Ali Sinkay

Ali Sinkay
289

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Mağlubiyet Ustası

Ben senin sükûnetinim; o karanlık uykun,
O deriden yuvan.
Sen; dünyaya bilenmiş,
Ağzı kan, gövdesi çelikten bir tufan.

Seni içime her alışımda bağrım dilim dilim kesilir,
Bilmem bu gömülmek midir
Yoksa göğsüme saplanan bir ceza mı?
Sen savaş meydanlarının ışıltılı,
O mağrur, o zalim hükümdarı;
Ben ise seni saklarken eskimeye yeminli,
O sadık mahfazan.

Aramızda tuhaf bir kan davası var,
Adı konmamış bir yara.
Sen çıkıp gitmek için parlıyorsun,
Ben seni tuttukça paslanıyorsun.

Kilitlensek;
Çeliğin soğukluğu çürütür benim narin derimi.
Ayrılsak;
Havayla temasın yakar,
Köreltir o keskin seferini.

Ne zaman “tamam” desek,
Bir el uzanır kabzana hoyratça;
Seni benden,
Canı tenden,
Eti tırnaktan ayırır gibi çekerler.

Sen, kızıla boyanmak için çıkarsın
O meşhur seferine;
Ben, içimin boşluğuyla
Duvarda asılı bir “hiç” gibi
Kalırım geride.

Aslında biz seninle
Cinayet mahallinde iki suç ortağıyız.
Sen öldürdüğün için suçlusun,
Ben seni sakladığım için günahkâr.

Durulmak dediğin;
Senin keskinliğinin
Benim sabrımı biçmesidir.
Aşk dediğin;
Sen ışılda diye,
Benim karanlıkta seni beklememdir.

Şimdi uyu içimde…
Ama kıpırdama ne olur.
En ufak bir hareketin
Yine beni,
Ta şuramdan—
En dikiş tutmaz yerimden vurur.

Ali Sinkay
Kayıt Tarihi : 22.1.2026 17:29:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!