Bir değil işte.
Dışımızdaki mutluluk,
yansımıyor içimize.
İçimizde hep bir hüzün havası,
doruklarında bembeyaz bir sis yüreğimizin.
Bir değil işte.
Nice dalgalar hırçınca hırpalıyor iskelesini huzurumuzun.
Nice şimşekler çakıyor gökyüzümüzün maviliğinde.
Bir değil işte, değil.
Buram buram hasret kokuyor yüreğimizin sokaklarında,
huzura, mutluluğa hasret...
Yanıyor, alevler içinde yanıyor ciğerimiz.
Biz yanmayı çok iyi biliriz.
Karanlıklara inat,
bir kıvılcım olup da tutuştururuz ormanlarını cehaletin, yobazlığın.
Yanarız, yanarız.
Aydınlansın diye karanlık,
yandıkça yanarız.
Bir değil işte.
Mazinin kuyruk acısı,
şimdi içimizin sızısı.
Dışımızda başımız dik,
nefesimiz kuvvetli,
gözlerimiz çakmak çakmak..
Ama ya içimiz?
Bir değil işte, değil, değil.
Dışımızda durgun sularda yüzüyor sahte gülücükler.
İçimiz ise hep bir yangın yeri.
'Yan-ın'ların esiri'..
Sönmüyor,
söndüremiyoruz,
söndürmek de gelmiyor içimizden.
Yandılar.
Yandık.
Yanıyoruz.
(E.F.)
Esma Furat 2Kayıt Tarihi : 2.7.2018 11:46:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Hayırlı çalışmalar dilerim
TÜM YORUMLAR (1)