MADENCİ
Bismillah diyerek vurur kazmayı
Rızkını toprakta arar madenci
Güneşi görmüyor bilmez zamanı
Bilinmeze doğru kazar madenci.
Kimisi borçludur kimi ihtiyaç
Evde çoluk çocuk her şeye muhtaç
İhtiyar anası sağlığa muhtaç
Onlar için kazma vurur madenci.
Bazen gaz zehirler patlar grizu
Bazen duman basar görmez gözleri
Bağırsa duyulmaz onun sözleri
Sanki mezarını kazar madenci.
Vardiya yakındır içtima başlar
İsimler okunur taksimat başlar
Fenerler yakılır eğilir başlar
Dul yetim bırakır bazen madenci.
Kozlu, Soma, Ermenek daha nicesi
Ne gündüzü vardır nede gecesi
Su gibi içilir ecel şerbeti
Kader mi ? İhmal mi ? bilmez madenci.
Üç yüz bir Somada otuz Kozluda
On sekiz Ermenekli boğuldu suda
Her yere koşuyor şu Devlet baba
Yinede çok şehit verdi madenci.
Dede isim vermez doğdu torunu
İsim koysun diye bekler oğlunu
Yüzme bilmezdi der anar oğlunu
Acılar bırakır gider madenci.
Patronun gözüne para görünür
Madenci gözünde kara görünür
Milletin gözüyle yara görülür
Tüm milletim size ağlar madenci.
Bir mesajla patron eşinden atar
Madencinin yüz derdine bin katar
Düşündüğü tüm hayalleri yatar
Hayal size çok görülür madenci.
Kayıt Tarihi : 24.12.2017 10:05:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!