Ey dağların taşlarını mutlak sahibi
Bize rahmet diye gönderen Habibi
Büyük Furkan’ımızın Yüce kâtibi
Lütfeyle rızanı bize Ya Rabbim
Turnaya katarı yürüten sensin
Zerreden küreyi türeten sensin
Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.
Devamını Oku
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.




Allah, Kur'an'ın tek bir ayetinde bile Resulullah'tan "Habibim" diye bahsetmez Mustafa bey. Bu tabiri tarikatçılar uydurmuşlardır.
Allah, Furkan'ın katibi değil, tekellüm edenidir. Yani Furkan, Allah'ın kelamıdır; onun katibi ise, Resulullah'ın vahy-i ilahiyi yazdırdığı vahiy katipleridir.
Şiirinizde tashihe muhtaç daha bir sürü hata var ama, şiiriniz çok uzun olduğu için bunlarla uğraşacak kadar zamanım yok. Bunların düzeltilmesi için Kur'an ayetlerine mana meal müracaat etmeniz lazımdır vesselam.
Hayırlı çalışmalar.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta