İsimlere bakmayalım
Kişilere takmayalım
Yalakalık yapmayalım
Lütfen şiir okuyalım
Serbest,Hece yazıyorsak
Durak,uyak biliyorsak
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Mısra mısra şiir düşününüz. Şiirin baş mısrasından bir şiir akımı (ceyran) veriyoruz. Ceyran yürüyor kelimeler boyunca ve fakat bir kelimeye geliyor ki, ordan öteye artık ceyran geçmiyor. (Bazan ta baştan da olabiliyor) Ondan sonrası karanlığa boğuluyor; ahenk, musıkî güme gidiyor. Neden? O aradaki kelime şiir iletkeni değil de ondan. O kelime şiirle test edilmemiş veya ona uygun mayadan değil, şiir mayası bozuk, başka bir alemin habercisi. Belki o kelimeyle roman, hikaye, masal yazılabilir; ama şiir yazılamıyor, çünkü duyguyu, coşkuyu, ritmi, ahengi iletmiyor, ruhu buna elverişli değil. Gönlün derinliklerinde soluklanmamış, Yusuf'un kuyusundan kana kana su içmemiş, Bedr'in aslanlarına seslenmemiş, bir yetimin başını okşamamış kelimelerden şiir yazılmıyor, yazılamıyor. Bunun için şiir, medeniyetin çocuğudur.
Hayatımız da bir şiirin mısraları, kelimeleri gibi değil midir? Evdeyiz, işe gidiyoruz, sokağa çıkıyoruz, seviniyoruz, üzülüyoruz; kavga ediyoruz, barışıyoruz
D.ALİ TAŞCI.
LÜTFEN ŞİİR OKUYALIM:
Ve maalesef okuduklarımızın çoğu-İç dökümü.
Şiire doğru inş.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta