Elâ gözlerinden kopar vaveylâ! ..
Sevdâya tutulmuş gönül kırgını.
Serâba dalarken bir mumdur Leylâ! ..
Kirpikleri oktur bir tül yangını.
Elâ gözlerinden kopar vaveylâ! ..
Yaralı gönlünde ne sırlar gizli! ..
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Maşallah!…
kaleminize saglık humeyra hanım. leylaya dondum şiiriniz geldi aklıma eskilerden :)
saygılarımla...
Yine çok güzel bir şiir her zamanki gibi
Şiir beni oku diye bağırıyor.....
Harika bir şiir okudum Şairem Allah Aşk acısı çekenlere gerçek aşkı Aşkullahı bulmaları için gönül gözlerini de açsın dileği ile Tam Puanımla Selamlıyorum...
Dolu dolu bir şiir. Güzel kardeşimin yüreği başka kalemi keskin. şiirleri okunası ve yaşanası. kutluyorum. sevgi ve selamlarımla...
Elâ gözlerinden kopar vaveylâ! .. Sevdâya tutulmuş gönül kırgını. Seraba dalarken bir mumdur Leylâ! .. Kirpikleri oktur bir tül yangını. Elâ gözlerinden kopar vaveylâ! ..Çok çok güzel yüreğinin içten gelen güzelliklerini yansıtmışsın tebrikler kalemine sağlık...
Leylâ
Elâ gözlerinden kopar vaveylâ
Sevdâya tutulmuş gönül kırgını
Serâba dalarken bir mumdur Leylâ
Kirpikleri oktur bir tül yangını
Elâ gözlerinden kopar vaveylâ
Yaralı gönlünde ne sırlar gizli
Gözyaşın duâ aşk süzerken anı
Simsiyah leyl kaşlı yıldız benizli
Mevlâm diye esen bir gül tufanı
Yaralı gönlünde ne sırlar gizli
Bahtı bir kördüğüm acı ve keder
Suskun bir bekleyiş örter gerçeği
Kaderin cilvesi dolarken heder
Susuz sahraların bir çöl çiçeği
Bahtı bir kördüğüm ayrılık keder
Aç susuz çöllerde Kays'ı ararken
Her kul erer mi ki Hak'tan davettir
'Ah mine'lÂşk' sende çile tararken
Çoşkuyla yanarken Âşk ibadettir
Aç susuz çöllerde Kays'ı ararken
Âşk tükenmeyen bir hazine Leylâ
Âşk şiddetli arzu bir muhabbettir
Âşk mecâzî geçit hakikat Mevlâ
Âşk gül sevgi özge dil hitâbettir
Âşk tükenmeyen bir hazine Leylâ
Fatimâ Hümeyrâ Kavak
1. Mısra (11'li hece ölçüsü)
2. Mısra (11'li hece ölçüsü)
Elâ gözlerinden / kopar vaveylâ 6+5
3. Mısra (11'li hece ölçüsü)
Sevdâya tutulmuş / gönül kırgını 6+5
4. Mısra (11'li hece ölçüsü)
Serâba dalarken / bir mumdur Leylâ 6+5
Serâba dalarken bir / mumdur Leylâ 7+4
5. Mısra (11'li hece ölçüsü)
Kirpikleri oktur / bir tül yangını 6+5
Kirpikleri / oktur bir tül / yangını 4+4+3
Kirpikleri oktur bir / tül yangını 7+4
6. Mısra (11'li hece ölçüsü)
Elâ gözlerinden / kopar vaveylâ 6+5
7. Mısra (11'li hece ölçüsü)
Yaralı gönlünde / ne sırlar gizli 6+5
Yaralı gönlünde ne / sırlar gizli 7+4
8. Mısra (11'li hece ölçüsü)
Gözyaşın duâ aşk / süzerken anı 6+5
9. Mısra (11'li hece ölçüsü)
Simsiyah leyl kaşlı / yıldız benizli 6+5
Simsiyah leyl / kaşlı yıldız / benizli 4+4+3
10. Mısra (11'li hece ölçüsü)
Mevlâm diye esen / bir gül tufanı 6+5
Mevlâm diye / esen bir gül / tufanı 4+4+3
Mevlâm diye esen bir / gül tufanı 7+4
11. Mısra (11'li hece ölçüsü)
Yaralı gönlünde / ne sırlar gizli 6+5
Yaralı gönlünde ne / sırlar gizli 7+4
12. Mısra (11'li hece ölçüsü)
Bahtı bir kördüğüm / acı ve keder 6+5
13. Mısra (11'li hece ölçüsü)
Suskun bir bekleyiş / örter gerçeği 6+5
14. Mısra (11'li hece ölçüsü)
Kaderin cilvesi / dolarken heder 6+5
15. Mısra (11'li hece ölçüsü)
Susuz sahraların / bir çöl çiçeği 6+5
Susuz sahraların bir / çöl çiçeği 7+4
16. Mısra (11'li hece ölçüsü)
Bahtı bir kördüğüm / ayrılık keder 6+5
17. Mısra (11'li hece ölçüsü)
Aç susuz çöllerde / Kays'ı ararken 6+5
18. Mısra (11'li hece ölçüsü)
Her kul erer mi ki / Hak'tan davettir 6+5
Her kul erer / mi ki Hak'tan / davettir 4+4+3
19. Mısra (11'li hece ölçüsü)
'Ah mine'lÂşk' sende / çile tararken 6+5
'Ah mine'lÂşk' / sende çile / tararken 4+4+3
20. Mısra (11'li hece ölçüsü)
Çoşkuyla yanarken / Âşk ibadettir 6+5
Çoşkuyla yanarken Âşk / ibadettir 7+4
21. Mısra (11'li hece ölçüsü)
Aç susuz çöllerde / Kays'ı ararken 6+5
22. Mısra (11'li hece ölçüsü)
Âşk tükenmeyen bir / hazine Leylâ 6+5
23. Mısra (11'li hece ölçüsü)
Âşk şiddetli arzu / bir muhabbettir 6+5
Âşk şiddetli arzu bir / muhabbettir 7+4
24. Mısra (11'li hece ölçüsü)
Âşk mecâzî geçit / hakikat Mevlâ 6+5
25. Mısra (11'li hece ölçüsü)
Âşk gül sevgi özge / dil hitâbettir 6+5
Âşk gül sevgi özge dil / hitâbettir 7+4
26. Mısra (11'li hece ölçüsü)
Âşk tükenmeyen bir / hazine Leylâ 6+5
27. Mısra (8'li hece ölçüsü)
Fatimâ / Hümeyrâ Kavak 3+5
Şiirin Vezni Şiir 27 mısradan oluşmaktadır.
Ölçüsü 11'li hece ölçüsüdür.
25 Mısrası '6+5' kalıbı 9 Mısrası '7+4' kalıbı 5 Mısrası '4+4+3' kalıbı 1 Mısrası '3+5' kalıbı ile yazılmıştır.
Vezni 25 mısra ile 6+5'dir
Yüreğine sağlık şiirini beğeniyle okudum dilerim gönül sesin hiç susmasın yolun daima aydınlık umutlarla dolu olsun kalemin hiç durmasın nehir olup çağlasın ilhamın bol yarınların mutluluklar içinde olsun sevgilerimle.
İnsanların en büyük sevgilisi Leyla'dır. Leyla'sız insan düşünülemez.
Beğeniyle okudum. İçten saygı ve tebriklerimle
Bu şiir ile ilgili 187 tane yorum bulunmakta