Avazı çıktığı kadar bağırıyor Leyla,
En masum anadan doğma tüm küfürlerin,
Kör düğümlerini çözmüşçesine,
Savurarak döküyor orta yere.
Her gün bu sese alışmış olmalıyım ki,
Yerimden kalkarken içimdeki tetiği çekiyorum,
Namlumdaki tüm kurşunları boşaltıyorum içime.
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




Değerli şaiirim şiiirniz öykü olacak tipte okurken inanın içim sızladı yüreğinize sağlık kaleminz daim olsun tam puanımla saygılar
can bu ne kadar muhteşem bir şiirdi böyle...
Ah, böyle harcanan, hayatın dişlileri arasında un ufak olan kaç Leylâ var gözlerimizi, kulaklarımızı kapattığımız... İnsanoğlu kadar acı çeken, ve aynı zamanda gaddar olabilen mahlûk var mı acaba dünyada? Acıyan, acı çeken de biz... Acıtan da, acı veren de biz... Ne yazık...
Böyle zavallı insanlara ne yazık ki, ya gülerler, ya da ondan yararlanırlar. Oysa onları uçurumun kenarı değil, dibinden çekip alıverecek bir ele öyle ihtiyaçları vardır ki...
İnsanın vicdanını sızlatan, düşündüren, mükemmel yazılmış bir şiirdi. O kadar ince ayrıntılarıyla gözlemlenmiş ve anlatılmış ki... Tam puanımla kutluyorum.
Saygılarımla...Hâlenur Kor
Daha çok öykü şiir tadında leylanın hayatından bazan güldüren ama düşündüren bir hayat var şiirde, oldukça başarılı kurgulanmış, tebrik ederim
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta