Leylim,
bir zamanlar Kahirenin sonsuzluğunda yitik bir Lam gibi,
taşların arasında gizlenmişim,
yüzyıllardır üzerimi örten kumların altında,
bir Vav gibi seni beklemişim…
seni buldukça çıkıyorum karanlıklarımdan.
Sen, bir buğday başağının üzerinde
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta