Latif Epözdemir 2: Hayatı, Biyografisi, ...

89

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

LATİF EPÖZDEMİR 2 HAYATI

LATİF EPÖZDEMİR

Latif Epözdemir, 1956 Siirt, Baykan Minar’da doğdu.

1975 yılında Siirt Öğretmen Okulu “ Türk Dili ve Edebiyatı” bölümünü bitirdi.
6 yıl öğretmen olarak çalıştı.

1981 yılında öğretmenlik görevinden müstafi durumuna düştü.12 eylülde ceza evine girdi. Ara bir kararla cezaevinden tahliye olur olmaz hakkında tekrar tutuklama kararı çıkınca yurt dışına çıktı.

1984 yılında ülkeye yeniden geldi.

1998 yılına dek firar olarak yaşadı.

Kürt Kültür araştırma Vakfı kurucu üyesidir.

Türkiye Edebiyatçılar Derneği Üyesidir.

Tarih ve Toplum Bilimleri Enstitüsü üyesidir.

Çok sayıda yayınlanmış Kürtçe ve Türkçe makalesi vardır. Türkçe ve Kürtçe bir çok şiiri çeşitli sanatçılar tarafından bestelenmiştir. MESAM üyesidir.

İstanbul’da yayımlanan ESMER adlı popüler kültür dergisinin iki yıl boyunca ( 2007-2009) sahibi ve Genel Yayın Yönetmenliği görevini yapmıştır.

Ayrıca da bir filmin (BURUKAN / GÖÇ ) de konsept danışmanlığını sürdürmektedir.
1990 da İstanbul’da bölgesel bir radyoda.( Esenler FM, Radyo Umut ) haftada bir “Kültür-Sanat” ( Halkın Dilinden ) programı yapmaya başladı.

Daha sonraları da 5 yıl süre ile aralıksız olarak, kimi bölgesel radyolarda, Sanat ve Edebiyat konularında, canlı performans programlar yaptı. En son program yaptığı radyo satılınca o da, 2 yıl radyo programcılığına ara verdi.

1998 de yeniden başka bir radyoda, Yaşam Radyo da, GÜLİSTAN adlı Türkçe sözlü bir Kürt Edebiyat programı yapmaya başladı.

İki yıl boyunca Özgür radyoda bir edebiyat programı hazırlayıp sundu.

Radyo programlarının yanı sıra bir yıl boyunca (2007-2008 ) DÜZGÜN TV adlı televizyon kanalında HASBİHAL adı ile konuklu bir söyleşi programı hazırlayıp sundu.

Yayın hayatına ilk başladığı günlerde TRT 6 de, haftada bir gün olmak üzere, 13 bölümlük “ GULÊN EDEBİYATÊ” adlı programı hazırlayıp sundu.

2010-2011 yılları arasında TRT 6 te yayınlanan DENGBÊJ adlı programın 26 bölümünde moderatörlük yaptı.

2013-2014 TRT 6 kanalında yayınlanan “BAYÊ FELEKÊ” adlı dizide 20 bölüm oyunculuk

Ulusal ve Uluslararası düzeyde bir çok akademik toplantıya katılarak Kürt Edebiyatı alanında sunumlar yaptı ve plaketler aldı.

Kürtçenin SORANİ ve KURMANCİ lehçelerini iyi derecede, diğer lehçelerini orta derece bilmektedir.

Her yıl İstanbul’da düzenlenen Uluslararası “ŞİİRİSTANBUL” festivalinin organizatörlerindendir.

Yazar ,İsveç’te yayınlanan ROJA NU gazetesi, NUBİHAR Dergisi ve BEDİRXAN Vakfından yazdığı yazılar için başarıya laik görülmüş ve ödüllendirilmiştir.
Ayrıca da, Beyoğlu Belediyesi, Yaşam Radyo, Özgür Radyo, Düzgün TV, İsveç Komkar, Baba Tahir Araştırma Enstitüsü ( Loristan) , Lûr Kültür Merkezi (Süleymanîye) Kadıköy Belediyesi ve Tarih ve Toplum Bilimleri Enstütisünden yaptığı araştırma ve katıldığı etkinlik ve yaptığı programlardan ötürü başarı plaketleri almıştır.

Latif EPÖZDEMİR, 1991 yılından itibaren iki yıl boyunca DGM’lerde bilirkişi ve tercüman olarak görev yaptı.

Aynı yılarda “ Tarihin Şiircesi” adlı şiir kitabı İst.2 nolu DGM tarafından toplatılarak yazara 16 ay ceza verildi. Bu nedenle tekrar firar konumuna düştü. Düşünce suçlarına getirilen kısmi afla cezası ertelendi.

Yazar üç yıldan beri İstanbul Adalet Komisyonuna bağlı olarak “ YEMİNLİ BİLİRKİŞİ” ve “Kürtçe-Türkçe” çevirmenlik de yapmaktadır. Orhan Pamuk ve Cezmi Ersöz’den yaptığı çeviriler sanal medyada yayınlanmış ve ilgi ile karşılanmıştır.

Biri Çeviri, Üçü Kürtçe, üçü de Türkçe 7 kitabı yayınlandı.

YAYINLANMIŞ KİTAPLAR:
1.Dili Yasak Şiirler (Koral / 1991)
2.Dıljan ( Govend / 1994 )
3-Yasak Aşka Şiirler (Kora / 1997 )
4-Gulbahar ( Kora / 1997)
5-Tarihin Şiircesi ( Kora / 1997 )
6-Halepçede Martın Onatlısı (Çeviri Şiirler / Şiiristanbul / 2008 )
7- Dilbeyar ( Veng yayınları 2010)



Eserleri


BİR SRABIN ARDINDAN -1-
Çıkıp geldi bir gün,yaraladı beni okları ile,şerha şerha bedenim.Ne suçum vardı bilemedim.Sonra kanıyorken yaralarım terk edip gitti.O gün bu gün hep ağlarım.Kimsin diye sormadım bile.Bana ne kimliğinden.Ben onu tanıyorum kalbime sapladığı kirpiklerinden.Şimdi nerede,kiminle.Sormadım.Zaten onu soracak kimse de yok çevremde.Yoksa bir düşümüydü.? Onu yazmak istedim yine
GİT/MELERDEN YANSIMALAR
Gülden iyisi yoktur
Lakin dikenleri göğsümü dağlamakta
O serabın ardından inan ki şimdi şerha şerhayım,
Bir göründü , bir kayboldu,
Şimdi benden uzakta.
Yine de bu hayata
Yeniden ısınmaya
Adaylığını koydu gönlüm,
Onun ardı sıra
Ağlamakta..
Saman aleviydi sanki
Parladı birden, güneşim oldu
Kurtulamadan o hoş rüyadan, gitti
Gözlerim karanlıkta, hala onu aramakta.
Aldı gitti hevesini, dönmez belki
Bir daha geri,
Gitti.
Git
Gülerek
Arkana bakmadan
Yaktığın ateşi söndürmeden
Git,
Koşar adım
Rüzgara karşı
Gönül yolundan ilerle
Takılma zinhar hiç bir engele
Git.
Güller derle
Destele,
Menekşe gözlerinde çoğalt sevinci
Hüzne geçit verme,
Dağıtma bilinci
Hayat
Hırçın dalgalarla savaşmayı öğretir sana
Sonra
Bana
Dönüp bir gün
Kapanıp ayaklarıma
Af dileme,
Yaptığın yanlışı ikileme
Düştüğün hatayı yineleme, git
Git.
Yoluna çıkmasın dikenler
Tel örgüler,
Hapishaneye düşürme gönlünü
Gülden,
Menekşenin morunu, lalenin alını al
Benden
Söz et onlara
Gülden,
Süslen
Bezen
Sultan sofralarına yem olma
Yeme ve yenilme
Yenik düşme, geç başa
Senin süslediğin o masa
Meskenin olsun baştan sona,
Git
Gülden
Birden
Atlama yeni deryalara, kapılma dalgalara
Dinlen
Her sevgi çemberinden
Uçuşmaktan,
Gülücüklerin ile
Buharlaşmasın sevdaların
Esirgeme mavileri kendinden
Gülden
Uzak tutma kendini,
Bırak
Seglavi bir kısrak
Rüzgara savursun seni
Dönersen de geri
O eski
Kafeste
Yaşarken aheste aheste
Bulduğun beni
Bulamayacaksın, lakin
Gururum yendi beni.
BİR SERABIN ARDINDAN-2-
Evet.Benim de hatalarım vardı.Ama neydi ki zaman.Yalnızca saat kadranındaki akrep ve yelkovan,zamanı göstermeye yeter miydi ki.?Ben şaşkındım.Hiç beklemediğim bir andı.Yalnızlığın cana tak dediği bir andı.Korkunun ecele faydasının olmayacağı bir zamandı.Geldi.Durdu.Vurdu.
KIRILMA NOKTASI
Ben
Kabuk bağlamış yalnızlıklarda
Kemirtip gönül yaralarımı
Eski zaman aşklarıyla avuturum kendimi
Gülden
Ayrılma
Bülbüller hep seni kıskansın
Öfken boşuna
Gitme duygularının yokuşuna
Git
Sen bu aşkta kimliksiz kalmış bir hüsransın
Gülden,
Beden
Kimi zaman ezilir beynin emirlerinden
Bırakır kendini
Azrayile direnir aniden gelen
Soğuk yüzüne güler ölümün…
Dizgin tutmayan arzular
Aldatmasın seni
Bu yoldan koşar adım gitmek insanı yorar,
Harlı geceler
Gülden iz bıraksın
Şarap yabanisi dudakların
Kem sözlerden uzak dursun,
Yanakların gülden
Dudakların
Gülden
Silkin ve sıyrıl dikenlerinden
Burçlarından akrepler boşalsın
Dağlasın yüreğimi
Ben
Gülden
Uzakta da olsam,
Gönlüm ona yakındır her zaman
Yitip gittin diye kızmadım
Kızmam da
Lakin geç de olsa anladım
Gülden bana yar olmaz
Sana da yar
Gittiğin o uzak diyar
Ve kurtuluş gördüğün aramızdaki duvar,
İnan ki yaşama yetmiyor
Sığdıramazsın duygularını mahzenine
Ufak ve dar.
Git
Kırgın değilim
Buna hakkın var..
Bir öfke topu düştü kalbin burçlarına
Dinamit kuyusu sanki
Göğüs kafesi
Bu yangın yüzyılın depremi,
Gözlerim şimdi
Gözlerim
Tıpkı bir mayın cehennemi.
Git
Gülden
Kanadı içim
Birazdan gözlerime
Ağlamayı önereceğim
Erkekliğin gururu
Umurumda değil
Bu böyle giderse
Yağmur misali her gün gözyaşı dökeceğim
Ömrüm bahara dargın
Ömrüm bahara hasret kalsın
Ben hazanda hüzünlerle yaşayacağım
Kışları ap-ak karalar içinde
Yer yüzünde
Yine
Karalar giyeceğim
Git artık
Unutma
Arkandan sana
Elveda bebek diyeceğim.

BİR SERABIN ARDINDAN-3-
Giderken vedalaşmadı bile.Benihiçe saydı.Belli ki sevmemişti.Ben de ardından gözyaşı dökmedim.Ama bir enkaz yığınına döndü duygularım.Hangimiz zalim, bilemedim.Terk etti diye o mu, yoksa ardı sıra gitmedim diye ben mi.? Bilemedim.Bir gül nasıl büyütülür bilemedim.Ancak bir daha göremeyeceğimi anladığım bir anda döküldü dilimden bu mısralar.Yalana gerek yok,gözüm hep onu arar.
MANİFESTO
Git
Geride bıraktığın
Ve de haberdar olmadığın
Baktıkça yürek hoplatan
Enkaza aldırmadan,
Git
Git umurunda olmasın gözyaşları
Ardın sıra ağlayanın,
Git
Tutsağı ol sen de Prometus’u yakan sevdanın
Git
Gülden ol
Sen sen ol
Laleye caka atan tavrınla
Bin bela
Mavinin göklerinde dolaşan
Git
Seni layık görenin sakalına tükür
Kır kalemini bu yazgıyı yazan meleğin
Ve asude olunca
Seni merhamet pınarında
Pir u pak yıkasın,
Günün birinde
Örneğin Eylülün on birinde
Gül hasadı deminden
Gülden
Alıp kokumu geri dönsen
Pişmanın gidişimden desen
Alnındaki ayıbı silmek için günlerce dilensen
Yine de sen
Gülden
Yarına uzanacak engellerden
Arınmış
Duru bir pınarda yıkanmış,
Dümdüz koşulabilen
Bir patika bulamazsın inan
Gülden
Gönülden
Onay bulacak bir kalp ritminin seni gördüğünde
Hızlanan atışına kimse
Tanık olamayacak asla.
Tepelerde, burçlarda
Yeni hülyalara
Dalmış olacak derinden
İç çeken
Senin yaraladığın bu hasta gönlüm
Gülüm
Yarın yanağını paylaşmayız hiç kimse ile
Paylaşsak da her yerde her şeyi,
Ne şu an
Ne de hiç bir zaman.
Bu koşuda ya varsın ya da yok
İstersen
Çeker gidersin
Sığınabileceğin liman çok,
Boşuna oyalanma
Oynama
Sana soylu duygularla yaklaşan
Kollayan soyluca
Ve de bekleyen masumca
Kentte ömür süren bu kara-yağız çocuğu
Senin
Bildiğin
O zevzek oyunlardan hoşlanmaz
Bu oyunların dili ile sana karşılık vermez
Gülden
Ak beyni ile
Saçlarının teline
Zarar gelmesine izin vermez
Git
Ama
Bir daha
Gelme
Git.
Henüz vakit
Geçmemişken git
Daha fazla
Zulüm etme
Git,
Git
Yazık etme kendine
Ben gibi yitip gitme.
BİR SERABIN ARDINDAN-4-
Aslında sitem etmeye hakkım yok.Kal dememiştim ben ona.Bir serap gibi gelmişti,dinince öfkesi, çekip gitmişti.Anladım ki gelişi bir isyandı yazgısına.Belki de bir öc alış, ya da misilleme sevdiğine.En çok beni duygularına alet etti diye kızıyorum ona.Öyle birinin hep hayal olduğu, yaşamıma girmemiş olduğunu öğrendim düşten uyandıktan sonra..
HESAPLAŞMA
Git
Ümit veren bakışlarla beni oyalama
Ben
Gülden beyaz
Sütten ak sevdaların yandaşıyım
Ve şu an hala o,
Kavruk sevdanın elebaşıyım,
Heves
İnsanı büyütmez
Ama büyüleyebilir,
Sen
Gülden
Hevesini aldın diyelim
Ya da öyle bilelim,
Peki ya heveslendiğin ben
Nasıl yaşarım, sensiz ne ederim
Bunu
Gülden
Bil ki,
Bülbül sevdasını gül kokusuna adamıştır
Ve
Gulden
Başkasına dönüp bakmamıştır.
Lakin
Yarın olur, gün durulur
Ak ellerde
Sevda yanar buram buram
Hak divanı kurulur,
O zaman
İnan
Gülden de
Hesap sorulur.
Neydi o beyinde yakıp da söndüremediğin meşale.?
Diye
Sorgulara tutulur.
Ama inan
Bu mektup kızdığımdan
Ya da
Sana
Darıldığımdan değil,
Ama
Düşün ki
Sana
Kızamıyor
Darılamıyorum
Unutma ki
Kırgınım
Yorgunum
Yıkık duvarlar gibi kaldı gözlerim
Bu nedenle şimdilik durgunum.
Gün gelir de
Gülden
Bir tutam
Sevgi ile
Yeniden
Çıkarsan yoluma
Altından bilezik olsan
Seni takmam koluma
Bu yüzden
Henüz vakit varken git
Git
Gülden
Hesap sor,,
Sor ki
Dünden
Ödenecek
Borcun nedir öğren
Artık geri dönsen bile neye yarar
O sorumsuz gidişin ardından
Gelişin haneme başka türlü zarar
Yazar.
Gülden
Belki de böylesi daha hayırlıydı
Yani uzaklaşman benden…
BİR SERABIN ARDINDAN-5-
Çok zaman oldu.Gözleri ne renkti acaba.? Ben onunla karşılaştığımda sevda gönlümde heftrengti.Şimdi kabuk bağlamış yaralarını kanatsın istemez gönlüm.Onu arayıp bulmadım diye pişmanım.Hesaplaşmak için de olsa,görmeliydim,artık görüşmesek de.O düşü bir daha göremedim.Hayatım gerçeklerden ibaret devam etti…
NEDAMET
Git
Ve giderayak
Bana bir iyilik yapıp ardın sıra bırak
Gidiyorum de ki beynim boşalsın
Kurtulsun bu karmaşadan
Rahatlasın gönül pınarım
Git
Gülden
Git
Arta kalan anılarda bulurum ben seni
Git.
En azından
Bundan
Daha kötü olamaz hiç bir şey,
Şarkılardan yoksun tüter yanı başımdaki ney
Ve ey
Sevda şarkılarına aşina dilim
Aşkı anlatan melodilere
Hüzzam makamında şarkılar öğret
Kendine bir iyilik et
Acılı nalınlara salma gönlünü..
Gülden
Senden
Boşalan gözeneklerine bedenimin
Acılar serpeceğim,
Git
Günün birinde
Diyelim ki gidişinin on ikinci yılında,
Mesela eylülün on birinde
Telefonunda -kontör varsa -
Beni ara,
Bak
Acaba
Bıraktığın yerde miyim
Yoksa
Yüreğin kevgir gibi ok izlerinden
Toprakta yatan ölmüş birimiyim
Bana söz ver
Ve andığım tarihte
Yine
Beni ara
Aldırmadan seni kuşatmış olan yasaklara.
Şimdi söyle bana
Sitem ediyorsam sana
Haklı değil miyim.?
Ah
Gülden
Sen
Alacağını aldın benden.
Şimdi o loş odada
Varlığının keyif verdiği, orada
Yokluğun inceden sızlayan derin bir yara.
Her gece bakıp bu sararmış küflü duvara
Resmini görür gibiyim
Sahiden
Gülden
Varsın sen
Ama istediğimde yanımda değilsin
Bari
Git
Yok ol ki
Silsin
Seni beyin,
Bir pınara dönüştü yine duygularım
Selinde boğuluyorum
Vanası bozulacak yine gözlerimin
Git
Yorgun düşlerim dinsin
Git ki
Yürek hoplatan sesin
Gülden nefesin
Artık beni ürpertmesin
Git
Yokluğun kahır
Varlığın zehir
Dışarıda
Baharda
Gülden
Boynu bükük kalmış
Bir hurda
Bırak burada,
Gulden
Git / me
Desem de
Ne gelir elden
Öyleyse
Güle-güle ……
Gülden
Uzak dur
Ama,
Azıcık otur,
Gülden
Nefeslen
Sevda seni arar ve bulur…