Bir şehir düşmüş sırtına zamanın,
Kamburu çatlamış, kanıyor sükût.
Köprü altlarında filozof sıçanlar
Kant’ın sentetik A priori’sini
Çalıntı şarap şişeleriyle tartışıyor.
Bir dilenci, Tanrı’nın böbrek taşını
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta