Kendisine "Cehennemim ve cennetim" diye fısıldayan araf yazgılısını "Dante'm benim" diye avutmayı bilen Lâmia Hanım en önemlisi Meriç'in her halinin farkındadır. Evli, çocuklu, görmez olduğunun. Her haliyle kabul eder onu. Yokuşlara sürmeden, kendisi için bir seçim yapmaya zorlamadan, bir şeyleri terk etmeye, yok saymaya, reddetmeye mecbur bırakmadan. Çünkü Lâmia Hanım bilir ki bazı seçimlerin sonu yoktur. Bazı seçimlerdense seçmemek evlâdır. Meriç'in böyle bir seçimden salimen çıkamayacağını, bölüneceğini ve böyle bir bölmeden geriye de sadece sıfır kalacağını bilir. Bir bakıma trajedi-kıran kadındır Lâmia Hanım.
Kadın ve adam oturuyorlardı
Uzakta beyaz dağlar vardı
Gara girmek üzereyken Barselona-Madrid treni
Kadın üzgündü, üzgündü, üzgündü
Adam düşündü, düşündü, düşündü
Devamını Oku
Uzakta beyaz dağlar vardı
Gara girmek üzereyken Barselona-Madrid treni
Kadın üzgündü, üzgündü, üzgündü
Adam düşündü, düşündü, düşündü




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta