Hemze’dir aslım, kemikten iliğime.
Bakma sen Elif gibi göründüğüme…
Yalnızlıktır müsebbib sâkin’liğime.
Ebced’im tek sana tekabül etse de,
Hemze’dir aslım, kemikten iliğime.
Üstün’üm sendedir, varsan varım dilde.
Yokluğun derindir, korkutur gürûhtan.
Cezm’ettim hayata, gayrı kalmam gülde.
Bu hoş sedâ, bu meşk, ayrılmaz bu ruhtan.
Üstün’üm sendedir, varsan varım dilde.
Mim’lemiş Yaradan seni benim gönlüme.
Derlerse ki yalan, bilesin, odur bühtan.
Diyesin; gülenler olur ise halime,
Sevdâm sünnettir, Ayşe’yi seven memdûhtan.
Mim’lemiş Yaradan seni benim gönlüme.
Eziyettir gözlerin tecvid bilmeyene.
Ne hazindir yaşamak, ne büyük çiledir
Seninle ağlayıp, seninle gülmeyene…
Cahil olan bilmez, bilen ancak bilgedir.
Eziyettir gözlerin tecvid bilmeyene.
Yedi iklim dört bucak şahit bu firkate.
Esre başka, şedde başka, tenvin başka…
Böyle imiş kader, sorgu olmaz hilkate.
Kılavuzsuz varılmaz, ulaşılmaz aşka.
Yedi iklim dört bucak şahit bu firkate.
Rabbim ayrı kılmış, bizi ayrı söylemiş.
Seni Lâm, beni Hemze eylemiş.
Hemze ilen Lâmelif yazılır mı hiç?
Saz başka, söz başka, bir çalınmaz imiş.
Rabbim ayrı kılmış, bizi ayrı söylemiş.
Aşılmaz dağ imiş Kaf, n’edem, aşamadım.
Aradım masal çiçeği’ni bulamadım.
Vav’ı yüzük eyleyip sana koşamadım.
Nasip değilmiş, Mücevvid’in olamadım.
Aşılmaz dağ imiş Kaf, n’edem, aşamadım.
Kayıt Tarihi : 11.1.2012 00:12:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

TÜM YORUMLAR (1)