Niye bu töhmet, niye bu korku, niye bu öfke, niye
Laleler varmış, lalezarlarda açan tanesi 500 altına
Saltanat devri, sadabat kasrı, helvanın aşkı, zevkin en tatlı anı
Lale devri, bitmeyen baharmış, kıskanan bakışlarla yaşanmış
Nedim demiş ki: Ahh! Şehri Stanbul ben sana vurgunum
Mecnun ettin beni bu hayatta, aktım, sandal sefalarına
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




Lale devrini bilmemek mümkün mü:) Şiirinizle ilgili değil ama Lale deyince asıl dikkatimi Antalya'daki yoğun Trafikte yol kenarlarına dikilmiş bir kaç günlük ömrü olan laleler çekmekte. Düşünüyorumda acaba o lale masrafları yollara yapılsa daha iyi olmazmıydı? Laleyi sevmemek mümkün mü? Ancak O trafik stresinde lalelere bakan kim? Saygılar.
lalezarlarda en güzel laleleri yetiştirmeniz dileğiyle..harika bir şiir okudum teşekkürler
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta