İnce yağan bir yağmur altında yalnız yürürken uzun uzun konuştum seninle içimden .
Uzun uzun sessizliklerimi, sessizliğinin her notasının içimde bazen delice melodilere döndüğünü, bazen hüzün damıttığını, bazen göğsümün göğüne d/okunup avuç içlerimi öptüğünü anlattım.
Sonra o ince yağmur yerini şiddetli bir sağnağa bıraktı
Bir duvar dibinde saklandım, kalbimi sakladım boğulmasın diye!
Kepenklere vuran damlaların sesi ürküttü beni
Seni arayıp "korkuyorum" demek geldi içimden,
Gözlerim doldu,
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta