Bugün nihayet
Kabul ettim
En başında bile
Zaten kaybettiğimi
Kazanacak
Hiçbir şeyim olmadığını
Buna rağmen denediğimi
Kendimce mücadele ettiğimi
Ve yenildiğimi
Ve bugün ilk defa
Tamamen vazgeçtim
Sana zaten
Hiçbir şey veremezdim
Demişlerdi oysa
Çok çok önceden
Yık ama
Bu kadar yıkma kendini
Benliğini, geleceğini
Ruhunu, bedenini, potansiyellerini
Umurumda dahi olmadı
Sirkte
Melekler de Şeytandı gözümde...
Kimse umurumda olmaz benim
Ben
Kendi bilmediğim yoldan ilerlerim
Kopyadan hoşlanmam
Ama her an
Küçük kopyalar
Büyük ikramiyeler dilenirim
Tanrı olmaktır dileğim
Tanrıları yok etmek için
Ama çaresizliğimi
En iyi ben bilirim
Ama bir gerizekalı gibi
Yine de ümit ederim
Benim de bir cennetim olduğunu
Ne de olsa sirkin
Özel bir deneğiyim
Değerli fare
Daha aciz bir halde
Ne kadar daha koşabilir
Yorulsa da önündeki sepete
Dön babam dön
Döndür anam döndür
Ölüm çökene kadar cana
Çıkmayandan umut edersin bir ömür
Sen kendini sonsuz bir ruh sanırsın
Aslında aciz vücudun
Kara kuru bir kömür
Hayatın kömür tebeşir
Bizi anca paklar teneşir
Bütün bir varoluşu
İşkence işkence
Yok edecek kadar
Büyük bir öfkem var
Bir zamanlar sadece
Yaşandığını hatırladığım sevdam
Bu hayata
Kendim dışında
Olmamış asla
Anlamlı bir kavgam
Şimdi ne oldu birden de
Senin de elektriklerin kesildi
Aşkın yerinde bir şekil de
Sevdamın sihri gerçekliğe çözündü
Anlamı her bulamadığında
Kendi içinde
Kendi gerçekliğinde
Kendi gerçekliğinle
Daha ölmeden
Yine yeni yeniden
Bir mezar bulursun önünde
Neyin farklı olacağını umuyordum ki
Bugüne kadar melekler
Doğruyu söyledi diye...
Şeytan bile
Daha dürüstmüş oysa
En azından amacı belli
Melekler ise
Tanrı sanmaya başlamış kendini
Sirkin gerçek sahibi...
Yoksa varoluşun sahibi
Yine varoluşun kendisi
Canım çok sıkkın
Gönlüm yine bıkkın
Hiçbir masalı
Son bulsun istemedi
Ama her masalı
Daha başlamadan bitti
Alışmış olması lazımdı çoktan
Bir ömür mucizeler bekledi yoktan
Vardan yok oluyor da
Yoktan var olduğunu gören var mı
Bu oluştan...
Seni üzdüğüm
Ruhunu büzdüğüm
Kafanı şişirdiğim
Sabrını pişirdiğim
Her gün için
Çok özür dilerim
Peri Kızı
Sen
Bir masal kahramanısın
Belki ama
Ben sıkıcı bir Selim olduğumu
Israrla yine unutmaya çalıştım
Sessizliğini bir sabır ya da zarafet değil
Benimle gizli bir iletişim sandım
Kusura bakma
Pek oyun arkadaşım olmadığı için
Bu hayatta
Ben oyunlarımı
Kendi kendime kurgularım
İşgal ettiğim sayfan
Burnumu soktuğum storylerin
Baştan sona komik
'Tuğba' olayı için
Senden çok özür dilerim
Ben olmasam
Muhtemelen hiçbir şey
Değişmeyecek hayatında
Sense bir serap olarak geldin
Ama bir şarap olarak yerleştin
Ruhuma
En azından ölürken
Aşk sarhoşu olarak öleceğim
Ne kadar vaktim kaldıysa
Islanacağım Rananla
10 yaşındayken
İstanbula dönüşte
Adalar vapurunda
Kırmızı elbiseli
Çok hoş
Aynı yaşlarda bir kıza
Uzaktan Aşık olmuştum
Kimseler yanında yoktu
Sonra birden
Nedensizce koşmaya başladı
Ben de peşinden koştum
Belki de bir sapık gibi
Amacım
Sadece silüeti değil
Yüzü de aklımda kalsındı
Belki de tanışmak isterdi benimle
Ama kaçıyor ya işte
Sapık gibi dedim ama
Hiçbir rahatsızlık vermedim
Kendisi koştu aniden
Sonra vapurun her yerinde
Her katında aradım
Ama bulamadım
Bir melek gibi geldi
Bir melek gibi gitti
Kayboldu öylece
Sen çok şükür
Gösterişli bir Peri Kızısın
Kutup Yıldızı gibi
Göktesin her gece...
O küçük kızın üzerinde
Çok hoş kurdelalı
Kırmızı bir elbise vardı,
Onu bir camekanın
Ardından görmemiştim ama
Bir kapıdan bir gölgeye girdiğinde
Sonsuza kadar kayboldu
Şimdi bu foto serinin
Bir fotosuna bakıyorum da
Üzerinde kırmızı bir elbise değil de
Kırmızı bir kaban var...
O zaman mevsim yaz
Bense bahar bir çocuktum
Şimdi sende mevsim yaz
Ama fotoda kış
Ben de ise mevsim sonbahar
Ama çok şükür
Bir camekanın arkasından da olsa
Kırmızını kırmızılarını
Bir ömür görebileceğim inşallah...
💖🌈❄
02.03.2026 / İn Red
'Selim Bayrak'
Selim Bayrak
Kayıt Tarihi : 2.3.2026 22:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!