Sesine bulutlardan, gülüşüne şafaklardan kılıf biçiyorum. Sen şiir oluyorsun, gözlerin redif.
Lacivert geceler giydiriyorum saçlarına, yağmur kuşları konuyor omuzlarına
Tünek vaktininin alacası dilimde, bir türkü tutturuyorum gül ezgili.
Seni çağırıyor notalar.
Esrik nağmelerde turna katarları raksediyor kanat kanat dağlarına.
Ucu kıvrılmış mektup tadında yüzünü işliyorum göz alabildiğine.
Gün batımı oluyor saçların, dudaklarında tadına varıyor kızılın, grup vakti.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta