elli ayaklı bir adam gördüm
geliyordu yokuş aşağı, etekleri çan, gözleri deli adam
yamacıdır dediler, dikkatle baktım
ölecek olanlardan mı; bir fırında görmüştüm tonlarca adam
öldürdükçe öldürülmüş yenilerince
kapak zor kapanmıştı, içerde yer yok
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Lacilenmiş sular.. Efsane kokulu...
Zeki Müren de bi zamanlar suların menekşelenmesini anlatırdı.. Hey gidi zaman.
Menekşelendi sular, sular menekşelendi
Esmer yüzlü akşamı dinledim yine sensiz
Leylak pırıltılarla bahçeler gölgelendi
İnledi yine bülbül, olmazmış gül dikensiz
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta