Hasretin dağlarında beyaz güller biter mi
Gönlümün yangınına gözyaşları yeter mi
Kaderimin yazgısı dünden daha beter mi
Sen çıkar beni Tanrım düştüğüm bu kuyudan
Ne zaman çözülür ki kalpteki mühürlü sır
Ne zaman nerde nasıl kaç ay kaç yıl kaç asır
Kalbimde düğüm düğüm kabuklandı bu nasır
Sen çıkar beni Tanrım düştüğüm bu kuyudan
Her nefes alışımda ciğerimde bir yangın
Külleriyle savruldum aşk denen yanardağın
Uykularım firarda düşlerim darmadağın
Sen çıkar beni Tanrım düştüğüm bu kuyudan
Kızgın çöl kumlarında avare gezen bendim
O aşılmaz dağları aşk ile ezen bendim
Sevmek günahsa eğer bedelini ödedim
Sen çıkar beni Tanrım düştüğüm bu kuyudan
Huzurun adresini yitireli çok oldu
Hazan düştü toprağa yeşil dallar kayboldu
Aşkla bakan gözlerim şimdi yaşlarla doldu
Sen çıkar beni Tanrım düştüğüm bu kuyudan
Keder keskin bir bıçak yüreğime saplanır
Kader sihirli bir ok acılarla kaplanır
Acının son saati ne ile hesaplanır
Sen çıkar beni Tanrım düştüğüm bu kuyudan
Gece çöktü üstüme yıldızlar suskun artık
Gecenin hayrı yokta gündüz bile karanlık
Son nefes son durakta nasip eyle aydınlık
Sen çıkar beni Tanrım düştüğüm bu kuyudan
Karanlık kuyudaki Yusuf’un sabrı gibi
Denizin ortasında Yunus’un kabri gibi
Sensin bu kâinatın o muazzam sahibi
Sen çıkar beni Tanrım düştüğüm bu kuyudan
Kayıt Tarihi : 20.05.2026 13:08:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!