Kutsal Kırmızı Şiiri - Mesut Yüksel

Mesut Yüksel
188

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Kutsal Kırmızı


Zamana aşkın rengini sordum
o meçhul yürüyüşte.
Ömür denen karanlık dehliz
sükûtun eşiğinde duruyordu.

Önce Siyah’a yaslandım,
gecenin kör kuyusuna.
Varlığım bir gölge gibi
sindi yokluğun uykusuna.

Anladım ki aşk;
bir matem uykusu,
sönmüş bir fener değildi.
Siyahın bağrında eriyen
kimsesiz bir keder değildi.

Sonra Mavi’yi çağırdım
ufkun serin kucağından.
İçtim sonsuzluğun dindiği
o duru kaynağından.

Göklerin ferahlığıyla
yıkandı ruhumun tozlu târı.
Lâkin dindirmedi mavi
içimdeki kadim ağrıyı.

Çünkü aşk;
dingin bir liman,
suskun bir deniz değildi.
Mavinin huzurunda kalp
yalnızca bir derviş gibi eğildi.

Sarı’nın tarlalarına düştü
sonra yorgun bakışlarım.
Güneşin altın eliyle
çözüldü buzdan nakışlarım.

Bir buğday başağında
vaktin bereketiyle demlendim.
Işığın vaatlerine kandım,
sıcaklığında dinlendim.

Fakat aşk;
sarı bir harman,
bir güneş sığlığı değildi.
Henüz ruhun o çıplak,
o vahşi ateşi dirilmedi.

Beyaz’ın kefenine sardım
geçmişin tüm pasını.
Arındım bir mabet sessizliğinde,
tuttum ruhun yasını.

Sükûtun süt beyazı aktı
zihnimin yaralarına.
Bir şifa gibi dokundu saflık
kalbin karalarına.

Yine de aşk;
beyaz bir boşluk,
renksiz bir itaat değildi.
Ateşsiz bir cennet,
tutkusuz bir vuslat değildi.

Ve nihayet yolum
Kırmızı’nın kor vadisine düştü.
Buz tutmuş sarnıçlarımda
ansızın bir volkan gülüştü.

Damarlarımda ihtilâl,
ruhumda kan revan bir şölen.
Diriltti küllerimden
o ezelî, o ebedî öleni.

Alevlerin yalımında
çözüldü varlığın gizli düğümü.
İşte orada buldum
doğumu, hayatı ve ölümü.

Kutsal bir isyan gibi yükseldi
yüreğin mihrabında.
Sır buradaymış meğer,
aşkın o kan kırmızı kitabında.

Adı: Kutsal Kırmızı.
Yeri: Göğüs kafesinin
tam ortasındaki
o yangın sızısı.

Mesut Yüksel
Kayıt Tarihi : 6.1.2026 19:59:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!