Kapı eşiğinde baka kaldı ufka doğru kızaran gökyüzüne. Uçan kuşların telaşı, onunda kalbine nüksetti. Heyecan duydu sebepsiz. Ritmi değişti haliyle. Dalgın gözlerin ardındaki fikir vücuda yayılıyordu. Ağza vardığında taştı "Akşam olunca neden kuşlar düşüyor telaşa?" Yanında ki alakasız adam "bilmem?" dedi. Cevapladı eşik bekçisi "belki giden güneş bir daha gelmez zannediyorlardır" diye. Bu efkara dayanarak yaktı bu kez zehir zemberek ot sarmasını. Giden güneşin gelenden farklı olduğunu bilmiyorlar mı kuşlar? Yoksa biliyorlar mı? Daha kötüsü insanlar gibi onlarda biriktiriyor mu sahip olamayacakları kadarını?
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Şehre simsiyah bir kar yağar
Yollar kalbimle örtülür
Parmaklarımın arasından
Gecenin geldiğini görürüm
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Devamını Oku
Şehre simsiyah bir kar yağar
Yollar kalbimle örtülür
Parmaklarımın arasından
Gecenin geldiğini görürüm
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta