Hani o insanın psikolojisini bozan, pazartesi sendromuna ön ayak olan, yoğun İstanbul keşmekeşinin, o yoğun seslerin ve insan sellerinin arasından sıyrılıp, yaktım cigaramı.
Ve,
Marmara'nın incisi Kız Kulesinin gölgesindeki engin maviliklerin ürpertici sessizliğine daldım...
İşte gidiyorum.
Soluk soluğa yaşanmışlıklarla dopdolu hayatımdan olabildiğince uzaklara...
Sensizliğe açtığım yelkenlerimi şişiriyor hasret rüzgarları.
Ölüm hak. Mümkün mü korkmamak?
Gün gelecek, her nefis ölümü tadacak.
Önemli olan gözü açık gitmek değil.
Bizim Gerçeklerimiz Var, Ulaşamadığımız!
Sevdasına Sevdalandığımız, Sahteler var...
Bizim Yeknesak Titreyişler Eşliğinde Yitirdiğimiz Umutlar Var!
Bizim Gerçeklerimiz Var, Ulaşamadığımız!
Sevdasına Sevdalandığımız, Sahteler var...
Bizim Yeknesak Titreyişler Eşliğinde Yitirdiğimiz Umutlar Var!
Bu gün;
Merhaba ile başlayıp, sevda diye inlemeden, elveda demenin acısını duymamalı insan...
O yüzdendir ki;
Sahtecilik yapamayacak kadar gerçeksin.
Varlığın dostlarına hem ışık hem sıcaklık hem de yarenlik ediyor.
Sen yoktan var, Yaradana yarsın.
Öylesine yitik, öylesine kırıktı ki ruhun...
Bir daha asla böyle olmayacağına yemin ettiğin anlarda,
Tam umudunu yitirip, hasret kuşlarının takibindeydi ki yüreğin...
işte yine yalnızım...
ıssız derinliklerin, engin maviliklerinde hapsolmuş yüreğim!
üşüyorum...
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!