Ben kimim; özüm sevgiliye, şairliğe doğrulur
Kendimim; sözüm sevgi ile, şiir ile yoğrulur
KÜRŞAT AK
Hastayım, yarama derman olamam
Dertliyim, halime ferman olamam
Bu garip halimi kapmışım dünden
Boş yere kendime ne etmişim ben
Önceden gülerdim, şimdi ne oldu
Hayat dediğin bir dağa yaslı
Tahtası kırık, çürük ve paslı
Zemini kaygan, çetindir aslı
Herşey değişir, kendine güven
Kader dediğin kırılmaz taştan
kendini dinle, kendin için bir kere
çıksam dönüşü olmayan bir sefere
insan hayal kurarken kader gülermiş
gitsem ruhumun götürdüğü bir yere
Kürşat AK
Ne edersen kendine
Edersin kendi kendine
Sen seversen sen yine
Seversin kendi kendine
Nerede bilmem zat-ı şahaneleri
Mum ile arasın böyle seven eri
Sevdiceğimin vardır bahaneleri
Keşke sevmiyorum deseydi yüzüme
Son kullanma tarihi aşklarda var mı
Kuşkusuz biz sana kevseri verdik
"Şimdi sen rabbine kulluk et" derdik
Bizler de rabbime kurban keserdik
Asıl sonu kesik olan nedendir
O şüphesiz sana hınç besleyendir
birgün içeceksem, dağılmalı efkârım
kadehlerden taşıp içimi dökmeliyim
birgün seveceksem, benim olmalı yarim
keyfe keder dünyadan derdi sökmeliyim
tatsız bir bahis açılır aşkın zehrinden
Çınarın gölgesinde hafiften bir yel
Kenarında ırmak, bu keyif herşeye bedel
Irmak da benim gibi coşkun akarak
Beni keyiflendirir, tüm derdimi bırakarak
Ayağın ırmağa yakın, bedenin çınar gölgesinde
Bir türkü tutturmuşsun uyuya kalırken sesinde
gözlerindeki hare, gökyüzünde meneviş
coşkun akan şelale hasretiyle meleyiş
nehirin kenarında su çarparak yüzüne
uyanırsın bakarak huzurla gökyüzüne




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!