yalnızlık Allah'a mahsustur derdi yarim
hazin bir duanın amin seslerinde
savaşlar barış için değildi
değildi gurbet özlem için
omuzunda ağırlığını taşırken bulut yağmurun
daha yeni bir sözleşmeye imza atan bendim
ıslanan ruhumda yaşlanırken bedenim
nedense gülmeyi unutmuştum
ağlamayı çocukken öğrendim
hüzün karasında ağıtlar yakılıyordu
annelerin dilinde dualar tutuklanmış
benim kaderimin adı hep keder diye anılırken
ne adamlar gördüm ben adı olmayan
şanı göğü inletiyordu umarsız
ve hoyrat
ve korkusuz eylem adımlarıyla geçerken
sesi sessizliğe karışan gece
karanlığa yıldızlardan kaçmasını söylüyordu
bir tek sen ve ben vardım orada
bir türkü tutturmuş gidiyorduk yalın ayak
ardımızda çakal sesleri
allahlara kadar gittik sonra
sonra kaybettik birbirimizi
hani bir aşkın namına
su gibi
karanfili sever gibi sevmiştik birbirimizi
sonra maviyi denizlere emanet ettik
unuttuk bilmiyorduk dalgaların akıbetini
yollarda öğrendik yolculuğun bereketini
bütün bir gece
karanlığa yıldızları emanet ettik
aslında yalnız olan bizdik besbelli ki
maalesef sicilimizi sonradan öğrendik ..!
Kayıt Tarihi : 16.6.2017 00:19:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!