Her biriside Ahmet, Mehmet,Mustafa
Sicil nolu,baretli,sendikalı,sigortalı
Hergün indikleri maden ocaklarına
Dedelerinden gelen gelenekle
Evvela emniyet uğurola
Tabelasının altından geçerek
Bindikleri kafeslerle
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Hiç yabancı olmayan o elim kazalardan birini duyarlı bir yürek nasıl da yaşatarak anlatmış mısralarında..Olmaması gereken ama insan hayatının hiçe sayıldığı Türkiye'nin vatandaşları oldukları için ekmek savaşını canlarıyla ödeyen sayısız emekçiden bir kaçının layık olmadıkları şekilde acı sonlarını hatırlamış,unutmamış ve şiirleştirmiş...........Duyarlı yüreğinize selam olsun değerli dostum,kutluyor ve saygılar sunuyorum.....
Kutluyorum Sayın AKMAN.Şiirinizi beğenerek okudum.
Nicelerine...
mekanları Cennet olsun.
duyarlı yüreğinize teşekkürler, şiirinize tebrikler.
Isıtıp aydınlatsın diye dünyayı
Yeryüzüne gönderiyorlardı
Tamda güçlerinin zirve yaptığı saatlerde
3 mart 1992 saatler 19,03
Okorkunç gruza faciasıyla
Savrulup kavruldukları yerlerde
topraktan gelip toprak olamadan
Kül oldular ......tek kelimeyle ayakta alkışlıyorum saygın kaleminizi ve kutsal emeğinizi usta şair varol
Üç kuruş uğruna nafaka derdinde yerin metrelerce altında nice canlar yitirildi.
Mekanları Cennet, ruhları şad olsun...
Muharrem Bey güzel bir konu ve olanca yalınlığı ile şiire düşmüş... Kutluyorum şiirinizi... Selam ve saygılarımla...++
mekanları cennet olsun
Sevgili Akman;Güzel bir çalışma lakin bir çok yerde yazım hatası var.Kontrol etmeye zaman bulamamışsınız sanırım.Hataları düzeltmekte fayda vardır.Can yakan bir paylaşımdı.Güzel paylaşımlar diliyorum.Sevgi ve selamlar.
Çok anlamlı dizeler yüreğinize ,ellerinize sağlık gönülden kutluyorum..
Muharrem beyefendi.Kardeşim
Üzüntüde verse insanın içini,de acıtsa, kanatsa, o gün karada olsa günü geldiğinde bu günleri anmak en azından fazlasıyla hak ederek ekmek parasını helalinden kazanmak için metrelerce yerin altına inip çalışan O kardeşlerimizi bir FATİHA ile bir DUA ile anmamıza vesile olur.
Sizden ALLAH razı olsun,ki bu paylaşımınızla onları hayır dua ile anmamıza sebep oldunuz. Selam ve muhabbetlerimi gönderiyorum.
Okuyan kardeşlerim o arkadaşlarımızın ruhuna EL FATİHA.
Hayat...Gerçekler...muhteva olarak sarsıcı...Bazı klavye hataları çarptı gözüme..Umarım şair birkez daha gözden geçirir imlâ yönünden..
Bu şiir ile ilgili 31 tane yorum bulunmakta