Artık martılar bile yemiyor attığım simitleri,
Bu denizdeki balıklar çoktan ölmüş,
Yıldızlar çekip gitmiş geceden,
Göğün mavisi dökülmüş,
Bulutlarda beyaz değil artık biliyor musun?
Kırmızı güller açmıyor bahçelerde,
Nerden estiğini bilmediğim bir rüzgar tüm kokunu süpürmüş,
Şimdilerde kül grisi bir yalnızlık dolaşıyor bu şehirde,
Aslında biliyordum bu kenti çok sevdiğini,
Ve giderken tüm renklerini yanında götüreceğini,
Biliyordum boynuma doladığın yalnızlığı var gücünle çekeceğini,
Beni bu kıyısız denizlere terk edeceğini biliyordum,
Oysa ben bu kıyısız denizlerden kaçarken sığınmıştım gözlerinin limanına,
Beni bir çok fırtınadan kurtarmıştı demir attığım yüreğinin durgun kıyısı,
Şaşkın bir çocuk telaşıydım avuçlarında, kanadı kırık bir güvercin ürkekliğiydim,
Sen bir yuva sıcaklığıydın korkularıma, tatlı bir kalabalıktın yalnızlığıma,
Gittin.. birkaç yetim cümle, birde kıyısız denizler düştü payıma,
Şimdi kül grisi bir yalnızlık dolaşıyor bu şehrin sokaklarında,
Köşe bucak kendimden kaçıyorum, her adımda kendimle karşılaşıyorum,
Gitmelerin hala kanıyor bastığın kaldırım taşlarında,
Söküyorum kaldırım taşlarını, barikatlar kurup kendimle çatışıyorum,
Yetmiyorum kendime, yalnızlığı alıp şakağıma dayıyorum,
Her tetikte gitmelerin sızıyor beynimden yüreğime,
Her tetikte gittiğini yeni yeni anlıyorum,
Ve gittin işte.. yetim cümleler birikti içimde,
Hiçbir dilde karşılığı olmayan kelimelere sakladım seni,
Sen, ömrümün en acemi katili;
Artık hiçbir şiir yasal yollarla anlatamaz bana gözlerini…
Kayıt Tarihi : 6.2.2014 23:51:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

TÜM YORUMLAR (2)