KÜL ALTINDAKİ SIZI
Gönül dünyama kar yağdı, zaman süzüldü içime,
Saçtaki aklar hüküm, sükût gizlendi seste.
Dağlar yola mühürdür, geçitler oldu bir sır,
Hazin ağlar şu gönül, sanki kuyuda yetim.
Gurbet değil payıma, düştü ruhun darlığı,
Sıla menzil-i mahşer, yok vuslatın varlığı.
Yâra sarılan sevda, canda bir mühür artık,
İnsan gölgeyi atmaz, kalp de bu hıçkırığı.
Gözde pınar uyandı, kuyu oldu asırlar,
Her damla yangın taşır, içte derya sızlar.
Yaş aktıkça derinden, kendi yolunu kazdı,
Kayaları çatlattı, yine dinmedi yaşlar.
Ciğer yandı ateşle, ne kar bildi ne vahit,
Yangın kalbe kuruldu, dert oldu ona şahit.
Ne mevsimler dindirdi, ne felek çarkı döndü,
Hazin ağlar şu gönül, tüter duman-ı vakit.
Umut yorgun bir derviş, eşiğinde bekliyor,
Sükût her geçen saati, bir çiviyle ekliyor.
Dua dile büründü, göğe çıkan bir nefes,
Gelmeyen bir cevabı, şu yüreğe yüklüyor.
Türkü dilde bir nefes, ses tozlu bir kefendir,
Söz yokuşta yoruldu, kelam artık dönendir.
Bağlamada her telin, dertli çetelesi var,
Her mızrap bir yemindir, feryadı gizleyendir.
Zaman beni savurdu, bir toz gibi kadere,
Günler sağır nöbetçi, kapı kapandı yere.
Yarın borç senedidir, vadesi gelmez asla,
Hazin ağlar şu gönül, sığındı son sehere.
Gönül bağı kar doldu, akşam gurbetle düğüm,
Sıla artık bir hayal, menzil bir avuç külüm.
Can içre bu sevdadan, ateşten kaftan giyip,
Hazin ağlar şu gönül, vuslat mahşere kaldı....
MADU BELLAA.....
16.11.2025
Kayıt Tarihi : 28.2.2026 15:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!