Sağanak bir yağmur özlem'i gibi toprağın yüzüne dökülen hüzünlerim,
Ardından bin yılın ağırlığı kül rengine dönük sevdiceğim,
Yokluğunun beynimi sızlatan kentte sensizliği dinliyorum..
Hangi acının gölgesidir hücrelerimi sıvazlayan,
Ellerimi açtığımda,bir balçık edasıyla içinde binlerce yılın hezeyanı,
Ve karşımda bir kız kulesinin suya yansıması..
Olmasaydın..
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta