404251111350033
havaya küskün
kırlangıç kuklaları
ip cambazı
konduğu
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Hikayesini okumak şiirin güzelliğini ortaya çıkarıyor. Hikaye yazım diliniz çok akıcı...
Kaleminize, yüreğinize sağlık...
İzmir'de her sabah geçtiğim bahçelerde ağaçlara konardı kırlangıçlar ve çoğu zaman kargalar.
yürüyüşleri hep dikkatimi çekmiştir.
bir tabloda yürümek gibiydi, tellere konarlardı ve bana palyaçoları , ip cambazlarını hatırlatırlardı, özellikle soğuk havalarda daha çok seyrederdim onları .
bazen onları ürkütmemek için yol değiştirirdim ama bazen de insanlar bilerek ürkütüp kovalarlardı.
bundan incinmediklerini sanıyordum ya da en azından bana öyle geliyordu, sonra kuklaları düşündüm. tahtadan da olsalar acaba kırılabilir miydi kalpleri ya da bir ağaca kırılabilirler mi diye kendinden olan bir şeye.
daha basit haliyle şöyle diyeyim:
mutluluklar ve sözler küçük şeylerde saklı, en azından etrafında ne gördüğünde nasıl gördüğünde neye nasıl baktığında.
gerisi süslü sözler.
saygılarımızla.
bu şiirin hikayesi ne
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta