Seni senden çalmışlar; ne derin bir yalnızlıktır bu.
Gözlerinin ardında saklı eski bir ses var;
kim duysa ürperir.
İç sesin bir sokak lambası gibi titreşiyor;
koşup koşup eve yetişemeyen bir çocuğun adımları kadar ürkeksin.
Hayallerin bile sensiz kalmış,
düşlerin yamulmuş zamanın yükünden.
Ayağının altından yolun çalınmış,
aynada duran gölgen bile senin değil.
Bir yüzün görünür, bir de taşıdığın acı;
hangisi senin, bilmiyorsun.
Kendine sakladığın umut,
içinde küflenmiş bir ekmek gibi durur.
Paylaştığın her nefes,
bir çocuğun avucunda filizlenen bir miskete dönüşür.
Başkasının yüreğine dediğin kadarsın.
İyi gelen her sözün,
içinde sessizce akan ırmağın berraklığıdır.
Yürüdüğün yolda kalan iz,
ayağının değil, kalbinin bıraktığıdır.
İçin, sustukça kararan bir kuyudur.
Susarsan,
acı üzerinde birikir;
suya dokunmayan taş gibi
küflenir içinin sesi.
Yürü biraz...
bir adım,
bir nefes,
bir cesaret...
Acılar
su gibidir;
akarken daha çabuk eksilir.
Salim Diyap
Kayıt Tarihi : 28.11.2025 22:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!