Nazım niyazımsın ey Kudüs!
Kalbimin sızısı, Kâbemin gölgesi
Bir muştunun ilkbaharında,
Secdeye varacağız Mescid-i Aksada
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Kudüs şehri eski ben-i İsrail peygamberlerinin ekseriyetinin görev yaptıkları ve bizim peygamberimizin de hicretin 2. yılında -Yahudileri İslam'a ısındırmak için- sadece 16 buçuk ay kıble edindikleri bir şehirdir. O yönleriyle kıymetli bir şehir ve diyardır lakin şu anda orada bulunan her iki mescid de mescid-i aksa değildir. Çünkü onlar Resulullah-s.a.v-'ın vefatından onlarca sene sonra Emevi halifeleri tarafından yaptırılmışlardır. Gerçek mescid-i aksa ise, Mekke'ye yürüyüş mesafesiyle 4 saatlik bir mesafede bulunan Cirane nam mevkideki şu anda Hayf mescidinin bulunduğu yerdir. Zira, Resulullah oradan her geçişlerine orada mutlaka durup namaz kılarmış. Bunun hikmetini soran sahabilere de; "BURASI BENDEN ÖNCE TAM 70 PEYGAMBERİN NAMAZ KILDIĞI MÜBAREK BİR YERDİR" buyururmuş. İşte İsra suresinin 1. ayetinde bahsi geçen, Resulullah'ın bir gece yürüyerek gidip tefekkür ve tezekkür ettiği mescid-i aksa o mevkidir.
Hayırlı çalışmalar.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta