Bir zamanlar mutluydu, dünyadan hiç habersiz
Kız çocukların yoksa, haklarımı geçersiz
Bir insanın yaşamı, olmamalı değersiz
Hayatta bilemezdi, kalınırmış çaresiz
Okuldan alınınca, düğün, dernek kuruldu
Çocuk gelini gören, her bir yürek burkuldu
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Yavaş yavaş taş devrine dönüyoruz,her şey değerini
yitiriyor.
bazen lanet etme anı gelir ya...
töre denilen cahilliğe...
insanı insan olarak görmeyen beyinsizliklere...
toplumsal bir yaranın etkileyici bir dille resmedilmesi...
allah doğruyu görmeyi güzel yaşamayı ve insan olmayı insana! yaşatsın....
saygılar kaleminize...
Kapanmıştı kapılar, yüzüne birer birer
Gelinlikle çıkanlar, kefenle geri girer
Bilmiyordu hayatı, nasıl sonuna erer
Ondan hatıra kalan, kıyıda elbiseler
Çok güzel bir çalışma,memleketimizden ve kanayan bir yaranın,duyarlı yürekteki dizelere dökülüşü,mükemmel.Saygılar sunuyorum o güzel yüreğe ve değerli kaleme...
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta