Küçük şeylerle mutlu olan çocuklardık biz.
Cebimizde paramız olmazdı.
Derede gizlice keber toplar,
Onları satıp mahalle bakkalından rengarenk meybuzlar alırdık.
Elimizde meybuzlar,
İtişe kakışa yürüdüğümüz yolda,
Boğazımız çatlayana kadar
Bağıra çağıra şarkılar söylerdik.
Çok bir beklentimiz yoktu hayattan.
Ödevlerimizi bitirip sokağa fırlayıverirdik hemen.
Ahmet topunu getirirdi, Fidan da ipini.
En küçükleri olduğumdan beni hep ebe yaparlardı.
Karanlık çöküp sessizlik her yanı sardığında, gecenin perdesi yırtılırdı seslerimizle.
Mahalle teyzeleriyle dalaşırdık her gece.
Nejla teyze damdan eğilir, yeter artık gidip yatın diye bağırırdı.
Hızını alamaz gümüş tasıyla sulardı bizi.
Homurdana homurdana evin yolunu tutardık.
Uzun yaz geceleri yıldızların altına yanyana dizilirdi yataklar.
En sevdiğimiz şarkıları mırıldanırdı Leyla.
Bir daha bir daha diye yalvarırken,
Kaç defa tekrarladığını sayamadan öylece uyuya kalırdık.
Ne güzel çocuktuk biz.
Minicik kalplerimiz, kocaman hayalerimiz vardı.
O cerrah olmak isterdi, bense onun yanında.
Ne o cerrah olabildi ne de ben onun yanında olabildim.
Beraber yürüyoruz, bazen geçmişten konuşuyoruz.
Çocuklar koşuşturuyor bahçede.
Sesleri bahçeyi inletiyor ve eski günleri yaddediyoruz.
Güzel çocuklar olacaklar onlarda, umutları ve hayalleri olan.
Her Dem
Kayıt Tarihi : 28.12.2025 13:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Kandan olanın canı, candan olurmuş. Ne et ete ağır gelirmiş ne de yürek yüreğe. Bazen soba başında sessizce yudumladığın sıcacık çayla birlikte sevdiklerinle derin muhabbetler her şeyi unuttururmuş. Güzel günlere inşallah. Yaradan yarattığını güzel yaratıyor. Kıymet bileceğimiz günlere. Amin




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!