Kapına gelsem,
Elimde bir demet gül,
Çalsam zilini,açsan kapını,
Görünce şaşırırmısın?
O içli bakışlarınla,
Uzun uzun bakarmısın gözlerime,
Be ey zalim be ey vijdansız,
Kanadı kırılmış uçmaya çalışan,
Bir yavru kuş gibi çırpınırken,
Kaç avcının hedefin şaşırttım,
Kaç avcıyı peşimden koşturdum,
Yinede teslim olmadım,sana sığındım,
Hani bazen,
Başını alıp gittiğini sanarsın,
Yaşadıklarını yaşadığın yere,
Bırakıp gidersin,
Yüreğindekilerle…
Uzaklara kaçar,görünmez olursun,
Ey hayat,al beni istediğin yere at,
İster bir çöl ortasına,
İster denizin dibine,
Ne deniz doldurur,
Ne çöl sıcağı yakar,
Artık bu yüreği…
Ne kaldı geçmişten bize,
Acı hatıralardan başka,
Kaç kişi bırakıp gitti habersizce,
Dur gitme fırsatı vermeden.
Kimler girdi hayatımıza,
Kimler çıkıp gitti sessiz sedasız,
Ben hayallerimi seviyorum,
Renkleri sensin.
Ben rüyalarımı seviyorum,
Umutları sensin,
Ben dağları seviyorum,
Çiçekleri sensin.
biz acılarımızla barışıp dost olmuşken,
sevmelerimize bile düşman olundu,
çiçekleri bile umut için topladık kırlardan,
kasten koparmadık dalından,
mutluluğu göğüslemek içindi,
kırlarda çılgınca koşmalarımız.
Güvenme güzelliğine gençliğine,
Yarın ne olacak nerden bileceksin.
Kanma boyuna bostuna yiğitliğne,
Yarın ne olacak nerden bileceksi.
Şanın şöhretin ne kıymeti olacak,
Aylardan hazirandı,
Senle tanıştığım gün,
Bir cemreydi,
İçimize düşen…
O gün.
Kaç haziran geçti üzerinden,
Bilsen,
Ne kıyametler kopuyor içimde,
Ne fırtınalar esiyor beynimde,
Uğultuları dünyayı etkilerken,
Duyuramıyorum duyması gerekene,
Sancılar yüreğimde,ağrılar başımda,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!