Kağıt kalemle vakit geçirmeyi seven bir lise öğrencisiyim..
Belki de şuan
Aynı şarkı çalıyorsa kulaklığımızda
Aynı kitap elimizde
Dilimizde aynı şiir
Tam da şuan da
Olmaz da işte,
Makus bir akşamcı gibiyim,
Şarabıma eşlik eder gecelerim
Sol yanım gibi eksiliyor şişelerim.
Dolmuyor bana bıraktığın günlerim.
Ve güzel gözükmüyor aynada seyrettiğim
Ah bilsen, sesini okşamayı nasıl özledim
Bir martı uçar gökyüzünde,
Eylülde konar bir eve;
Elinde oyuncakları
Yüreğinde uçurtması,
Saçları dalgalı,
Bir çocuk var dı, evin bahçesinde
Ben,
Toprak İçin yağmur ne ise
Öyle bekledim
Sen mi,
Balık için gökyüzü oldun..
Al şuradan bir kadeh
Doldur içini Brenda,
Bilmezsin sen ne içtiğimi
Şarabı aşktan bir seni içerim ben.
Koy işte yaşanmamış günlerimizi
Mum gerek bize
Mum ışığıda yazılan şiirler
Söylenen şarkılar,
Gizlenen duygular,
Ve biten bir mum gerek
Güzel şeyler hep biter.
-Daved, aç gözlerini ne görüyorsun?
Birkaç ev ve insan değil mi.
Evren göz kapaklarının arasında saklı..
Kapat onları ve yeniden bak dünyaya
-Gülümsüyorsun Daved,
O insanlara sıcak bir yuva olmuş ev,
Çocuklar bakın,
Gökyüzü avuçlarımıza damlıyor
Alıyorum fırçamı elime
Başlıyorum hayal etmeye...
Alabildiğine kuş uçmalı,
Koyu mavi kanatlarında balıklar
Sarhoşların yurdu değil
İçemeyenlerin durağıdır
Viran olmuş kaldırımlar..
Çınar altında şiirler yazanlardır
Prangası ağır olanlar..
Bu gün yalnızlığımı ağırlıyorum içimde.Belki biraz yorgun biraz kırgınım. Sizlere değil dostlar kendimedir kırgınlığım.
İki günlük hayatımı iki asra adadığım için hem huysuz hem de biraz sitemkârım. Sizlere değil dostlar kendimedir sitemim.
Bir kendime yetemedim ve budur en büyük yetersizliğim(!) Gidiyorum artık dostlar, sormayın kime nereye.
Yol belli, yolcu belli
Ses belli, çağıran belli
Soran belli, soru belli
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!