Krizantemler fısıl fısıl içimde.
Ben, koyu kahve gözlü kadın,
“Sana âşık oldum.”
Gurur duyuyorum kendimle.
Şimdilerde düş kaçkını,
Sana geliyorum her gece…
Nöbetimde kelebekler,
Peşimde krizantemler…
Bir cümbüş, geliyoruz evine.
Uyuyorsun.
Bir çocuk gülümsüyor yüzünde.
Düzeltiyorum özenle, yastığa dağılan saçlarını,
Bahar yağmuruyla yıkanan
Kırları kokluyorum teninden.
Ah! Ütopya benimkisi…
Acıyorum kelebeklere,
Krizantemlere acıyorum.
Gözlerine dahi dokunamadım yüzlerce sene!
Sevdiğim, aç gözlerini!
Bir rüyada olsa bu,
İğde, ıhlamur, hanımeli mevsimleridir yaşadığım.
Gel diyorum sana.
Bu sefer krizantem diliyle…
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta