kral dönerse gemilerle herhalde amcam
Erzurumun sokağına beni bulmaya geliyor
bense resimler çektiriyorum
parmaklarımda hep kaaranfil
açınca kollarımı özlemekmiş doluyor kucağıma
tutup bir de kendisiyle hatta yağmur altında
zor gülüşmeli dudaklarla oturduk da yan yana
küçücük elleri vardı nasıl da dökülmüştü saçları
olacak şey mi bu yalnızlık
hem de kral olan amcam da
kimseler bakmasa da oturup bir ağlasa
her sarayda biraz da çucuk kızlarla
iyice biliyorum muz yiyorduk gözleri doldu
muz yiyorduk günüme pek alışık
gene mart ağızlı mızıkalarla kuşluk vakti
Erzuruma çıkıp gelir
yüzünde de mor ağaçlar
Çiçekli badem ağaçlarını unut.
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın
Devamını Oku
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta