Issız gecenin zifir saatleri,
gözlerin yok.
Soğuk her baktığım çehre,
gülüşün yok.
Gözyaşımdan başka gökyüzünde damla yok.
Kolum yok sensiz,
Kanadım yok
Bu dünyada zaten,
sensiz yaşamaya yüzüm yok.
Gönlümün yanardağı,
İki gözüm yok!
Bir deli fişeği sevdim
Gözleri, yeşeren kırlar gibi
Sözleri hem küskün hem azarlar gibi
Tac oldu başıma
yoldaş oldu savaşıma
Secdeye durdum sanki
Kurban oldum bir damla gözyaşına
Bir okyanusa karınca düşüp
nasıl boğulmuşsa
Bende boğuldum o zümrüt okyanusta
Can verdim,
O, deli – yeşil çırpınışta
Bir kral mezarındayım şimdi
yüreğimde prensim büyüdü
Gönül devletimin başına geçti.
Veliahtım, ilk hükümdarlık kararını
beni gözlerinde yakarak seçti.
O zümrüt gözleri yıldızlardan kıskanırdım ben
Bir gülüşüyle güller yollarına eğilirdi
Ben gönül kralımın ilk fermanıyım
Ben ölünce yaşayacaksa
onun dermanıyım
Bir kral mezarındayım şimdi
İki gözüm!
Gönül sözüm!
Benim gecem gündüzüm!
İki dudağının arasındaki fermanla öldüm ben
Sen ağlama diye yalandan hep güldüm ben.
Cellat beni gözlerinin denizine itti
Zümrüt bir denizdeyim şimdi
O, kralı kendi gözlerime gömdüm
Ben kralı önce sevdim, sonra öldüm
O gözlerle hem ağladım, hem güldüm
Bin kere gelsem dünyaya
Bin kerede fermanla ölecek olsam
Gözlerine inatla yürüdüm.
Yine de,
Zümrüt gözlerinde ölürdüm.
Kayıt Tarihi : 11.5.2002 21:34:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!