Yüklükten çıkan yorganın serin huzuru,
Tavanda dans eden soba ateşinin coşkusu,
Güyüm içinde kaynayan suyun homurtusu,
Ah nerede çocukluğum nerede kaldı.
Sabah kalkarsın soba geçmiş,
Horozlar çoktan şarkısını bitirmiş,
Ev ahalisi giyinip ekine gitmiş,
Ah nerede çocukluğum nerede kaldı.
Aşağıbuna' da ateşler yakılır,
Yassı taş üstünde çamaşırlar yıkanır,
Biraz dövülür sonra çalılara asılır,
Ah nerede çocukluğum nerede kaldı.
Koyun çan sesleri uzaktan duyulur,
Biraz uzunca meeler, biraz durulur,
Tuzlu kaya görünce, hepsi koşturur,
Ah nerede çocukluğum nerede kaldı.
Kuzular analarını bekler tüm gün,
İkindiden sonra çöker yavaşça hüzün,
Hele akşama şenliği durun bir görün,
Ah nerede çocukluğum nerede kaldı.
Maç yapmaya giderdik, harman yerine,
Bir gün elmaya dalardık bir gün eriğe,
Anılar götürür beni eskiye,
Ah nerede çocukluğum nerede kaldı.
Toz kaldırır araçlar İğdir yaylasından,
Misafirler gelir ya traktör ya Uzatmalıylan,
Beklerdik kim inecek diye heyecanlan,
Ah nerede çocukluğum nerede kaldı.
Sobalar yakılır akşama çaylar demlenir,
Namazlar kılınır haberler dinlenir,
Kaynayan sütten biraz tadılır,
Ah nerede çocukluğum nerede kaldı.
Eski günler biran gözümde canlandı,
Bahçeli güzel şirin evlerimiz vardı,
Şehirlere hapsolduk, mutluluk azaldı,
Ah nerede çocukluğum nerede kaldı.
Kayıt Tarihi : 14.3.2026 12:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!