Koynunda Muhabbet Kuşu Besleyen Şarapçı

İbrahim Halil Seven
136

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Koynunda Muhabbet Kuşu Besleyen Şarapçı

hayalin asmasıydı
salkım salkım kokardı avuçları
teni bazen kırmızıya bazen de sarıya çalardı
üzülmezdi tebessüm eder inadına gülerdi
bizi de güldürürdü

ateşi sevmezdi
sokulun derdi bize
yamacına ateşin
körüklerdi ara sıra ateşi
karanlıktan korkmazdı
bize uzun uzun bakardı
uzun uzun bakışlarını
uzun konuşmalar süslerdi

konuşurdu
konuşmasını masum küçük şarap yudumları
keserdi
soluksuzdu
küfrederdi kan kırmızısı şaraba
bırakacam oğlum seni derdi
yüzünü bir gülümseme daha kaplardı
hayır hayır ben seni bırakmadan sen bırakacan beni derdi
dikerdi şişeyi ağzına dibine inerdi
anlatırdı durmadan soluksuzdu
varla yok arası bir şeydi

süzülmüştü yüzü buruşmuştu teni
kan çanağını kıskandıracak gözleri vardı
gün batımının habercisi kızıllık kadardı

ara sıra uyuklardı
ateşi körüklediği sopanın üstünde
en küçük fısıltıya uyanırdı
rahatsız olmazdı ama kızardı
anlamazdık en başından
daha sonra anlatırdı

koynunda beslediği muhabbet kuşlarından
bahsederdi
cıvıltılarından rahatsız olmazdı
göz göze gelirdim yanımdakilerle
bakışlarımla sorardım
bunlarla mı yaşıyor diye

renklerine bakardı kuşlarının
yağmur yağardı
gökkuşağının rengine de bakardı
gülerdi
koynunu yavaşça sarardı

saçağına sığınmıştık köhne bir evin
bura benim köşküm diye başlardı
gözlerinin içi gülerdi

anlatırdı gözleriyle
seçmeye çalışırdık gözlerinin içinden
gözlerinin içinde dünyaları saklardı
epey bi anısı vardı
köşküyle ilgili
içeri almazdı bizi

duvarına yazılar yazardı
bunlar işte bunlar hayat felsefem derdi
duyardık ara ara koynunda saklı duran kuşların cıvıltılarını
koynundan ayrı düştüklerinde susarlardı
onlar da bir tek onunla konuşurdu

saz çalardı
upuzun saçlarıyla
dururdu bazen ağzını sulandırırdı
küfretmeye başlardı yine şaraba
seni bırakacam birgün derdi
hayır hayır derdi
tekrar gülerdi
ben seni bırakmadan sen beni bırakacan derdi
şarabı severdi

upuzun geceyi kısaltırdı
dakikalar mızraptı iki parmağında tuttuğu
akrep dolanmıştı sazın boynuna
yelkovan coşmuştu
vurdukça vururdu sazın teline
mızrap ve yelkovan nasıl da dans ederdi

yüreğinden türküler söylerdi
yüreğinde dünyalar vardı
yüreğinde dünyalar gizlerdi

yeğen derdi bizlere yeğenlerim
dayımızdı o bizim

İbrahim Halil Seven
Kayıt Tarihi : 4.12.2011 18:24:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

İbrahim Halil Seven