Bu akşam vakti birden neden karşıma çıktın
Gönlüme bilmediğim amansız bir gam yıktın
Belli ki bu dünyadan sende epeydir bıktın
Yıllar bir hüzün katmış bakışına köy evi
Bir zamanlar yeniydin elbet sende güzeldin
Kaç yoksul garibanın rüyalarını çeldin
Nihayetinde bitti yolun sonuna geldin
Yıllar hiç acımamış nakışına köy evi
Bahçende güvercinler bülbüller şakıyordu
Ortasından buz gibi kaynaklar akıyordu
Bir gelin heves ile ocaklar yakıyordu
Bu hasret ile geldin kaç yaşına köy evi
Koynunda büyüyenler yolunu unuttular
Gözleri açılınca başka yollar tuttular
Bahçendeki gülleri dalları kuruttular
Bir sıva çalmadılar ak taşına köy evi
Sayısız kara kışa borana göğüs gerdin
Değer miydi bu kadar söyle ne idi derdin
Karşılık beklemeden kendi canından verdin
Bir çiçek bile gelmez naaşına köy evi
Yağmurdan direklerin hezenlerin çürümüş
Tavanların kırılmış göğsüne su yürümüş
Belli ki bu beldeyi vefasızlık bürümüş
Müttefik bulamadın savaşına köy evi
Şimdi bir garip gibi bu dağ başında kaldın
Ayazdan kara kıştan kendi payını aldın
Belki de olmayacak kör bir hayale daldın
Omuz veren olmadı uğraşına köy evi
Bir ihtiyar kalmıştı bir de sen bu diyarda
Bir kere koymadınız birbirinizi darda
Sen bir başına kaldın ihtiyar da mezarda
Eşlik etmedi kimse göz yaşına köy evi
Bir vakit yapılmıştın binbir türlü hevesle
Isındı duvarların başka başka nefesle
Son kez kapandı kapın gıcırtılı bir sesle
Artık ölmeyi bekle tek başına köy evi
Aslında senin çaren bir usta birde çırak
Onmaz yaralarımla beni baş başa bırak
Sen yine tek başına bu ıssız vadiye bak
Bir selam ver gideyim sırdaşına köy evi.
Nizamettin Selvi
Kayıt Tarihi : 15.1.2026 15:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!