Örenlerde ötüyor viraneye konuyor
Hurafe olsa dahi baykuştan korkuyoruz
Akıl fikir merhamet duygu mantık donuyor
Yirmi sekiz şubatlı her kıştan korkuyoruz
Keçeyi suya atan hararetli yanmıyor
Uyanık uyumuyor uyuyan uyanmıyor
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




'İnsan korktuğuyla yüzleşir' derler. İmtihanı kolay geçebilmek için gerçekten korkulması gereken ve kavuşmak istediğimizden başkasından korkmamak dileğiyle, Saygılar sunuyorum.
Bağrımız balık bağrı hesabı yok yaranın
Dişleri döküleydi milleti ıssıranın
Yaptığı aynadarlık Mehmet Gözükara’nın
Ondan ona değecek bir taştan korkuyoruz
GÖZÜKARA KARDEŞİM KALEMİNİ KONUŞTURMUŞ TBRİKLERİM TAAA ELBİSTANA VE SİZE
KORKUALRIN SON BULMASI DİLEĞİMLE.SAYGILAR.
KORKUSUZ YAŞAYACAĞIMIZ GÜNLERİN GELMESİ DİLEĞİMLE YÜREĞİNİZİ VE KALEMİNİZİ KUTLUYORUM ÜSTAD ELİNİZ SAĞLIK SAYGILARIMLA
Korkularımız maalesef dışımızdan geliyor, getiriliyor..
Ancak içimizdeki inanç bütün bu korkuları yenecek ve umudu tekrar hidayet edecektir.
bu şiire yorum yazarsam abesle iştigal olur
bu şiir için söyleyebileceğim tek şey var
oda tebrik etmek
o kadar güzel o kadar okuyucuya haz veriyorki
tebrik ederim çok güzel eser
yüreğinize sağlık
Sevgili hemşehrim
NEFİS bir seri. Devam etmeli. Kutlarım ALKIŞLARLA gönülden. Tam puan gönül bahçemden.
Saklandı mı öldü mü kayboldu mu meziyet
Bulutlar bakırlaşır gökten yağar eziyet
Köy kasaba şehirde bu minvalde vaziyet
Hilal dolunay olmaz Güneşten korkuyoruz
Tebessüm kokulu bitimsiz sevgilerimle...
_____________Âlimoğlu___________
Zaten bu iş başlarken, aldatarak başlamış,
Önce meşru başlayıp, sonra birden haşlamış,
Hadi azcık ye diye, beynini kaşıklamış.
Hemen her sofralarda, kaşıktan korkuyoruz.
-------Bedri Tahir Adaklı---
Tebrikler üstadım.
Bir dörtle iştirak ettim
Muhabbetle selamlar.
Dağa taşa korku ekmişler.
Onlar büyüyüp dal budak salınca haliyle korkutuyor.
Evhamla yaşıyanlar için korkmak zaten bir meziyet.
Allah'tan korkmayanların, kendi gölgelerinden korkmaları da cabası.
Şiir güzeldi.
Tebrikler Sayın Gözükara.
yüreğinize sağlık abim.ne kadar yazsakta korkularımız bitmiyor.o kadar sindirilmişizki gün yüzüne çıktıkca korkularımızın yersiz olmadığını görüyoruz.devamını diliyorum. saygılar.
Bu şiir ile ilgili 11 tane yorum bulunmakta