Havalar yine soğudu... Yine bir sohbahar; aşk ağacı, döküyor kalan son yapraklarını... O gün de soğuktu böyle. Bittiğini yüzüme vura vura söylediğin gün de böyle soğuktu işte...
Şimdi ben ne yapayım ki? Zaten uğruna öldüm defalarca, zaten yalvardım aylarca, ben daha ne yapayım ki... Sen diyemezsin 'savaşmadın bu aşk için' diye. Sen diyemezsin 'beni hiç sevmedin' diye. Sen diyemezsin 'seni çok sevdim' diye... Aslında bu yalanı da söylersin. Sen zaten aşkı yalanlarınla beslemiştin. Bir tek doğrun vardı kendince, o da gitmen gerektiğiydi, sebepsizce...
Aslında hazırlamıştım ben kendimi. Süpriz olmadı gidişin, ama böylesini beklememiştim... Şimdi ne desem boş biliyorum. O yüzden artık susuyorum. Ben artık bir sokak öteden yukarı gidemiyorum...
Sessizce yürüyorum yolda. Yalnızlık yanımda, hiç olmadığı kadar sinsi. Usulca sokuldu yanıma. Yıllar önceydi aslında onla olan dostluğum. Eski bir mazimiz var yalnızlıkla. Gittiğin günden beri peşimde, bir dost misali...
yumuşakbaşlı rüzgarların kanatlarında bir yer bul bana
suyun ışıltılı sesleri aksın bir yanımızdan,
bir yanımızı defneler sarsın...
demir kollarının yumuşaklığında uyanayım sabahları
zeytin ağacının gözlerinde büyürken bir çekirdek




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta