Yoktur korkum geçmiş hatalarımın gölgesinin uzunluğundan
Darağacını, dostun fiskesine tercih eden Pir Sultan gibiyim
Yoktur korkum kara gözlü ceylan için dağ taş dolaşmaktan
Her köy çeşmesinde aşkı yudumlayan Karacaoğlan gibiyim
Umutsuz değilim dipsiz kör kuyularda merdiven bulmaktan
Susuz çöller ortasında kervanlardan habersiz Yusuf gibiyim
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta